Türkmen’den Solyalı’ya: İnfaz sistemi CTP döneminde de uygulandı
Hak-Sen’in eski başkanlarından İzzet Türkmen, cezaevlerinde uygulanan infaz sistemiyle ilgili kamuoyuna ve CTP Milletvekili Ürün Solyalı’ya yönelik açıklama yaptı. Türkmen, mahkûmlara iyi hâl ve çalışkanlıkları karşılığında ceza bağışlaması yapılmasının yeni bir uygulama olmadığını, yıllardır yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde uygulandığını belirterek, mevcut tartışmaların cezaevi müdürü ve çalışanlarını hedef alacak şekilde yürütülmesine tepki gösterdi.
Eleştiri yapmanın milletvekillerinin hakkı olduğunu ancak bu süreçte geçmişin, mevzuatın ve uygulamanın gerçeklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Türkmen, kamu görevlilerinin siyasi tartışmaların ortasına atılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.
“İYİ HÂL VE ÇALIŞKANLIK KARŞILIĞINDA CEZA BAĞIŞLAMASI YENİ DEĞİL”
Türkmen, KKTC Cezaevi Tüzüğü’nün ilgili maddesinin mahkûmlara iyi hâl ve çalışkanlıkları karşılığında ceza bağışlaması yapılmasını yıllardır düzenlediğini belirtti. Söz konusu sistemin geçmişte üçte bir, daha sonraki dönemlerde ise altıda bir oranında uygulandığının bilindiğini ifade eden Türkmen, uygulamanın temel amacının mahkûmların cezaevindeki davranışlarını iyileştirmek, disiplin kurallarına uymalarını sağlamak ve topluma yeniden kazandırılmalarını teşvik etmek olduğunu vurguladı.
Bu uygulamanın mahkemenin verdiği cezayı ortadan kaldırmak anlamına gelmediğine dikkat çeken Türkmen, mahkemenin hükmettiği ceza ile bu cezanın cezaevinde hangi koşullarda ve nasıl infaz edileceğinin birbirinden farklı hukuki meseleler olduğunu belirtti.
İnfaz rejiminin amacının yalnızca mahkûmu cezaevinde tutmak olmadığını ifade eden Türkmen, aynı zamanda kişinin topluma yeniden kazandırılmasının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
“İYİ HÂLİ TEŞVİK EDEN MEKANİZMALARIN ANLAMI NE OLACAK?”
Cezaevlerinde iyi hâl ve çalışkanlık gösteren mahkûmların ödüllendirilmesinin disiplinin sağlanması açısından önemli olduğunu belirten Türkmen, mahkûmlara davranışlarının bir karşılığı olduğunun gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu tür teşvik mekanizmalarının ortadan kaldırılması veya tartışmalı hale getirilmesi durumunda cezaevlerinde iyi hâlin nasıl teşvik edileceğinin sorgulanması gerektiğini kaydeden Türkmen, uygulamanın yalnızca mevcut döneme aitmiş gibi değerlendirilmesine de karşı çıktı.
“GEÇMİŞ CTP HÜKÜMETLERİ DÖNEMİNDE DE UYGULANDI”
Türkmen, söz konusu sistemin yıllardır yürürlükte olduğunu ve geçmiş CTP hükümetleri döneminde de uygulandığını savundu. O dönem CTP tarafından atanan cezaevi müdürlerinin de aynı uygulamayı yürüttüğünü belirten Türkmen, bugün yaşanan tartışmanın yalnızca mevcut cezaevi müdürünün ve çalışanlarının üzerine yıkılmasının doğru olmadığını ifade etti.
Hukuki bir düzenlemenin eleştirilmesiyle o düzenlemeyi uygulayan kamu görevlilerinin hedef gösterilmesinin birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Türkmen, siyasi sorumluluğun alt düzey kamu görevlilerine yüklenmemesi gerektiğini kaydetti.
Ürün Solyalı’ya, yaptığı paylaşımların altındaki yorumlara da dikkat etmesi çağrısında bulunan Türkmen, vatandaşların cezaevi çalışanlarına yönelik yazdığı ifadelerin gözden geçirilmesini istedi. Cezaevi çalışanlarının da birer aile sahibi olduğunu ve haklarında yapılan yorumları kendilerinin ve ailelerinin okuduğunu hatırlatan Türkmen, kamu görevlilerinin bu şekilde toplumun önüne atılmasının doğru olmadığını belirtti.
“MEVZUATIN DEĞİŞTİRİLMESİ SİYASİ İRADENİN SORUMLULUĞUNDADIR”
Cezaevi müdürünün yürürlükteki mevzuatın kendisine verdiği görev ve yetkileri yerine getiren bir kamu görevlisi olduğunu ifade eden Türkmen, mevzuatın hazırlanması, değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasının ise siyasi iradenin ve yetkili makamların sorumluluğunda bulunduğunu kaydetti.
Bir uygulamanın hukuka uygunluğunun tartışılması halinde bunun ilgili mevzuat, geçmiş uygulamalar ve yetki sınırları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Türkmen, tartışmanın kamu görevlilerinin şahsına indirgenmemesi gerektiğini vurguladı.
“YARGI BAĞIMSIZLIĞI İLE İNFAZ İŞLEMLERİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ AYRI AYRI ELE ALINMALI”
Yargı bağımsızlığının tartışılmaz olduğunu ve hiç kimsenin mahkemelerin kararlarına müdahale edilmesini savunamayacağını ifade eden Türkmen, cezaevlerinde yürütülen infaz işlemlerinin hukuki niteliğinin de aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti.
Bir uygulamanın yargıya müdahale oluşturup oluşturmadığının yalnızca siyasi söylemler üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Türkmen, bu konuda hukuki dayanakların ve yetki sınırlarının incelenmesinin önemine işaret etti.
SOLYALI’YA UYGULAMANIN GEÇMİŞİNİ VE DAYANAĞINI AÇIKLAMA ÇAĞRISI
Türkmen, Ürün Solyalı’ya ve konuyla ilgili tartışma yürüten herkese çağrıda bulunarak, söz konusu uygulamanın hangi tarihte ve hangi mevzuatla yürürlüğe girdiğinin açıklanmasını istedi.
Geçmiş hükümetler döneminde sistemin nasıl uygulandığının, bugüne kadar kaç mahkûmun bu uygulamadan yararlandığının ve cezaevi yönetiminin hangi yetkileri kullandığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Türkmen, hukuka aykırılık iddiası bulunması halinde bunun belgeler ve hukuki gerekçelerle ortaya konulmasını talep etti.
Yıllardır yürürlükte olan bir sistemin bugün görev yapan kamu görevlilerinin şahsına indirgenmemesi gerektiğini vurgulayan Türkmen, kamu görevlilerinin siyasi tartışmalarda hedef gösterilmek için değil, kamu hizmetini yerine getirmek için görev yaptığını ifade etti.
Türkmen, siyasi sorumluluk sahiplerinin kamu görevlilerini hedef göstermek yerine konuyu bütün yönleriyle açıklaması gerektiğini belirterek, geçmiş uygulamaların da bugünkü kararların da aynı ölçüde sorgulanmasının hukuk devletinin gereği olduğunu kaydetti.
Açıklamasının sonunda cezaevlerinde iyi hâli teşvik eden bir uygulamanın varlığının tek başına hukuksuzluk anlamına gelmeyeceğini savunan Türkmen, hukuki değerlendirmenin uygulamanın dayanağı, yetki sınırları ve geçmişi dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirtti. Türkmen, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, cezaevi çalışanlarının haksız yere suçlanmaması ve hukukun siyasi tartışmalara kurban edilmemesi için meselenin tüm yönleriyle ortaya konulması çağrısını yineledi.
