Reklam
Reklam
Reklam
Güncel Kıbrıs

Tatar:”Türkiye her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında oldu”

Tatar:”Türkiye her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında oldu”

Başbakan Ersin Tatar, Koronavirüs salgını dönemini ülkemizin başarılı bir şekilde atlattığını ancak bu dönemde kararlar alırken çok zorlandığını, sıkıntılar çektiğini söyledi.

Başbakan Tatar katıldığı bir programda , Koronavirüs önlemleri kapsamında ekonomik kısıtlamalara gidildiği dönemde yaşadıklarını anlattı.

Başbakan Tatar, sağlık ve ekonomik sorunların baş gösterdiği bu dönemde büyük sıkıntılar çektiğini ifade ederek “2 ay önce maaş kesintileriyle ilgili karar alırken dünya başıma yıkılıyor diye düşündüm. Uyuyamadım. O günün şartlarında kolay değildi. Hem sağlık, hem ekonomi söz konusuydu. Türkiye ile henüz anlaşma olmamıştı. Doğru kararlar aldık, sağlıkta bir noktaya geldik, beklentim bu anlaşmanın da katkısı ile ekonomide de daha iyi yerlere gelmemizdir” dedi.

Kararlar alırken her zaman halkın çıkarını düşündüğünü belirten Tatar, “Benim hizmet hırsım vardır, koltuk hırsım değil. Bu şekilde düşünerek başarılı olduğumu düşünüyorum. Hizmetlerim, başarılarım ortada. Vekil olmadan da halkın içinde olan birisiyim. Bunu da severek yapıyorum. Makam sonra geldi” şeklinde konuştu.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mali işbirliği protokolünün ani bir karar olmadığını belirten Tatar, son iki haftadır müsteşarların detaylı şekilde konuyu tartıştığını ve sonuca vardığını söyledi. Başbakan Tatar, “Hükümette tabii ki kendi aramızda olayları ve bu anlaşmayı baştan beri konuştuk. Ne gün olur diye, bekliyor, merak ediyorduk. Borçlanma için arayışa devam ediyorduk.

Bayramın üçüncü günü bu anlaşma oldu. Böyle bir anlaşma borçlanmaya kolaylık ve avantaj sağlar. Borçlanmanın faizi de daha düşük olur. Başka önemli getirileri de vardır” dedi. “Ülkemizde 38 milyarın üzerinde bir mevduat var” KKTC bankalarında herhangi bir sıkıntı olmadığını ifade eden Tatar, 38 milyarın üzerinde mevduat olduğunu söyledi.

Başbakan Tatar, ekonomist kimliğinin yanı sıra siyasi kimliği olduğunu da hatırlatarak, “Ekonomist kimliğiniz var ama bir de siyasi kimliğiniz var.

Bunları dengelemek ve bu işlere yön vermek çok önemli. Burada tasarruflarda yapıyoruz ama esas olan ekonominin büyümesi, yatırımların artmasıdır. Onun içinde güven ortamının oluşturulması yani devletin tepesinde ekonomisine yön veren insanların bu işleri iyi bilmesi bu işin mektebinden gelmesi, uluslararası bağlantı ve tecrübeleri olması o lisanı konuşabilmeleri oraya duyulan güvenden dolayı yeni yatırımların oluşabilmesi de önemlidir” dedi.

“Hedef Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak, parti içi yarış ondan sonra” Başbakan Tatar, ülke ekonomisinin düzeleceğine yönelik umutlu olduğunu belirterek piyasanın yavaş yavaş canlanacağını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik de konuşan Tatar, UBP’nin aynı kararlılıkta seçime gireceğini belirtti.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası için partinizin içinde kendini Başbakan olarak gören arkadaşların varlığını hissediyoruz. Siz görevdeyken bunu birilerinin aklından geçirmesi şık mı?” sorusu üzerine Tatar, “Herkesin kendine göre beklentileri vardır. Bu demokratik anlayış içinde herkesin kendi tercihidir diye değerlendiriyorum. Biz bu yarışta ülkemiz, devletimiz, halkımız ve partimiz adına başarılı olmak, kazanmak durumumdayız.

Bu başarı bizi ve devletimizi güçlendirecektir. Sonrasında ise yapılması gereken çok önemli çalışmalar vardır. Dolayısıyla bunları düşünmeli, bunlara konsantre olmalıyız. Ama öncelikli hedef Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaktır. Parti içi yarış ondan sonra olacaktır” dedi. “Artık ayağımız yere sağlam basıyor.

Ben KKTC’ye baktığımda nasıl görüyorum size söyleyeyim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyanın en güzel yerlerinden birindedir. Muhteşem bir sahil şeridi, doğal güzellikleri, kültür mirası vardır. Yetişmiş kültürlü bir vatandaş kitlemiz vardır. Bunlar çok ciddi zenginliklerdir. Dolayısı ile bana göre KKTC hiç de fakir değildir. Çok imkânlarımız vardır. Önemli olan bunları en iyi şekilde değerlendirmektir. Turizmde yatak kapasitesi şu anda 25 bin civarında. Bunun alt yapısı düzgün olması koşulu ile 55 bin olduğunda ortaya çıkacak durumu bir düşünün. Yüksek öğrenimde milyar dolarla hesaplanan yatırımlara sahip bir ülkeyiz. Konut sektörümüz gelişmeye çok açıktır ve gelecek vaat ediyor. Korona’da sağlanan başarı nedeniyle buraya gelip yerleşmek isteyen ve isteyecek olan çok insanlar var veya olacaktır… Türkiye’den deniz altından getirilen su bu ülkeye çok büyük değer katmıştır. Proje tamamlandığında ve sulu tarıma geçildiğinde ortaya çıkacak durumu bir düşünün. “Ben gelecekten umutluyum”

Birleşmeliyiz. Birlik olmalıyız. Bu anlaşma yararımıza değil mi?  Bunun imzalanması ülkemiz adına bir başarı değil mi? Güven var. Türkiye her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında oldu. Burada da süreç iyi yönetiliyor. Burada bu işi iyi yöneten bir yapı var ki Türkiye’den destek geldi. Halkın refahı için geldi. Ekonomiye umut olması için geldi. Önemli olan budur.

Sosyal Medyada Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ