Meclis’te hayat pahalılığı düzenlemesi görüşüldü

Meclis’te hayat pahalılığı düzenlemesi görüşüldü
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemeler ele alındı.

Genel Kurul’da ilk olarak onaya sunuşlar gerçekleştirildi. Bu çerçevede, Cumhuriyet Meclisi Başkanlık Divanı’nın maaşlar arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik Geçici ve Özel (Ad Hoc) Komite oluşturulmasına ilişkin kararı oy birliğiyle kabul edildi.

Söz konusu Komitede, Ulusal Birlik Partisi’nden Sadık Gardiyanoğlu ile Alişan Şan, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden Erkut Şahali ile Devrim Barçın, Demokrat Parti’den Serhat Akpınar, Yeniden Doğuş Partisi’nden Talip Atalay ve Bağımsız milletvekili Jale Refik Rogers yer aldı.

REKLAM ALANI

Genel Kurul’da ayrıca Başbakanlığın, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi gündeminde bulunan ve Orta Doğu’daki savaş ile bölgedeki olağanüstü koşulların ekonomide yaratabileceği etkiler doğrultusunda hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemeleri görüşüldü.

Bu çerçevede, çeşitli kamu kesimlerini kapsayan değişiklik yasa tasarılarının komitede ivedilikle görüşülmesine yönelik tezkereler oy çokluğuyla kabul edildi.

Düzenlemelerin gerekçesinde, Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomide belirsizlik yarattığı, tedarik zinciri ve enerji maliyetleri üzerinden ülke ekonomisini etkilediği belirtilerek, kamu maliyesinde tedbir alınmasının gerekli olduğu ifade edildi.

Buna göre, hayat pahalılığı ödeneğinin bir defaya mahsus olmak üzere Nisan 2026 ve Ocak 2027’de iki kez konsolide edilerek uygulanması öngörülüyor.

– İncirli

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli söz alarak hükümetin Orta Doğu’daki savaşı gerekçe göstermesine tepki gösterdi; kamu maliyesi ve ekonominin savaş başlamadan çok önce de kötü yönetildiğini belirterek, “Lütfen savaşı bahane etmeyin… Bu memleketin kamu maliyesi ve ekonomisi savaş başlamadan çok önce de çok kötü yönetiliyordu.” dedi.

Hükümetin kaynakları çarçur ettiğini, yanlış kararlar alarak hem emek dünyasını hem iş dünyasını perişan ettiğini, sürekli borçlanıldığını ve faiz yükünün yurttaşların sırtına yüklendiğini sözlerine ekleyen İncirli, yatırım yapılmadığını, bu nedenle ekonominin güçlenemediğini ve usulsüzlük, yolsuzluk ile torpil iddialarının gündeme geldiğini ifade etti.

“Savaşı bahane göstermeyin, çıkın açık yüreklilikle bu ekonomiyi yönetemedik deyin.” ifadelerini kullanan İncirli, hükümetin ekonomi ve kamu maliyesini kötü yönetmesi nedeniyle bu noktaya gelindiğini ve çaresiz kalındığını söyledi.

Hayat pahalılığı ödeneğinin üç ay uygulanıp ardından dokuz ay uygulanmamasını da eleştiren İncirli, savaş öncesinde de yüksek enflasyon, sürekli borçlanma ve rekor bütçe açıklarının bulunduğunu hatırlatarak, yaşananların yalnızca savaşa bağlanmasının doğru olmadığını söyledi.

İncirli, düzenleme kapsamında üç ay hayat pahalılığı ödeneği verileceğini, ancak sonraki dokuz ay boyunca uygulanmayacağını belirterek, bunun insan yaşamı üzerindeki etkilerinin iyi düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Zamların artabileceğini ancak buna karşılık hayat pahalılığı ödeneğinin verilmemesi nedeniyle vatandaşın alım gücünün korunamayacağını dile getiren İncirli, “Bu insanların alım gücü nasıl korunacak?.” diye sordu.

Söz konusu uygulamadan kamu görevlileri, emekliler, sigortalılar ve asgari ücretliler dahil toplumun tüm kesimlerinin etkileneceğini dile getiren İncirli, vatandaşların elektrik, gıda ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacağını ifade etti.

İncirli, ülkenin bu kadar kırılgan bir hale gelmesinin nedeninin kötü ekonomi ve kamu maliyesi yönetimi olduğunu ifade ederek, “Bütün bunların sorumlusu sizsiniz.” dedi.

CTP olarak göreve gelmeleri halinde mevcut tabloyu düzeltmek için çalışacaklarını da belirten İncirli, “Bu enkazı durduracak, memleketi adım adım tamir edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

– Berova

Kürsüye çıkarak İncirli’ye yanıt veren Maliye Bakanı Özdemir Berova, “Hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulması diye bir husus kesinlikle yoktur.” diyerek bu yöndeki eleştirileri reddetti.

Hükümete yönelik, kaynakların çarçur edildiği, yatırım yapılmadığı, usulsüzlük ve yolsuzluk olduğu yönündeki söylemleri eleştiren Berova, bu ifadelerin ekonomik gerçekliklerden uzak olduğunu söyledi.

Berova, bölgede yaşanan savaşın dünya ekonomisini ciddi şekilde etkilediğini, oluşan dalgaların Avrupa ülkeleri ve Güney Kıbrıs’ı etkilediği gibi KKTC’yi de etkilediğini belirtti.

Bu dalgalanmanın zamanla azalacağı ve özellikle sonbahar aylarında daha rahat bir sürece girileceği öngörüsüyle söz konusu düzenlemenin yapıldığını ifade eden Berova, yapılan düzenlemeyle bu “akut dönemde” üç aylık hayat pahalılığı ödeneğinin hem çalışanlara hem de asgari ücretlilere yansıtılarak bir “can suyu” sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti.

İlerleyen süreçte değişkenlere bağlı olarak yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını dile getiren Berova, düzenlemenin neden tek paket halinde getirilmediğine ilişkin eleştirilere de değindi. Zaman baskısı altında çalıştıklarını belirten Berova, yasal düzenlemenin ay sonuna kadar tamamlanması gerektiğini söyledi.

Piyasalarda özellikle iş gücü maliyetleri açısından öngörülebilirlik sağlamak istediklerini ifade eden Berova, dokuz aylık süreçte ücretler tarafındaki değişkenliği kontrol altına almayı hedeflediklerini belirtti. Enerji maliyetlerine ilişkin de belirlilik yaratmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Berova, akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmanın ise kontrol edilemediğini söyledi.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüm dünya ekonomilerini etkilediğini ve bu durumun uzun süre sürdürülebilir olmadığını belirten Berova, fiyatların bir noktada dengeleneceğini öngördüklerini ifade etti.

Bu süreçte devletin akaryakıtta vergi indirimi gibi adımlar attığını ancak bunun sürekli sürdürülebilir olmadığını dile getiren Berova, geçiş sürecinde maaşlar ve asgari ücrette yapılacak artışlarla vatandaşlara destek olunacağını, gelişmelere göre yeni ekonomik adımlar atmaya hazır olduklarını söyledi.

Öte yandan CTP Milletvekili Fikri Toros’un akaryakıt tedarik zincirine ilişkin sorusu üzerine Berova, akaryakıtın Türkiye ve TÜPRAŞ üzerinden sağlandığını belirterek, bugüne kadar tedarik açısından bir sıkıntı yaşanmadığını, fiyat artışlarının ise küresel gelişmelere bağlı olduğunu ifade etti.

– Şahali

Ardından CTP Milletvekili Erkut Şahali kürsüye çıkarak hükümetin gerekçelerine tepki gösterdi. Şahali, ileri sürülen gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Bu gerekçelerinizin hepsi yalandır, siz de çok iyi biliyorsunuz.” dedi.

27 Ocak tarihinde maaşlardaki artışların dengelenmesine yönelik bir komite kurulmasına karar verildiğini hatırlatan Şahali, bu komitenin yüksek maaşlarda hayat pahalılığı kaynaklı artışların “traşlanması” amacıyla oluşturulduğunu söyledi.

O dönemde de savaş ve belirsizlik gerekçelerinin öne sürüldüğünü ifade eden Şahali, bugün ise üç aylık hayat pahalılığı ödeneği verilip dokuz aylık kısmın uygulanmamasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Hükümetin ekonomi yönetimini eleştiren Şahali, sürekli borçlanıldığını, bütçenin yönetilemediğini ve gelinen noktada bu yükün halka yansıtıldığını dile getirdi. “Batırdınız, bu yokuşu çıkacak takatiniz kalmadı.” diyen Şahali, hükümetin bu düzenlemeyle sorumluluktan kaçtığını ileri sürdü.

Hayat pahalılığının yasa ile ortadan kaldırılamayacağını vurgulayan Şahali, enflasyonun devam edeceğini ve özellikle dar gelirli kesimlerin daha fazla etkileneceğini ifade etti.Şahali, özellikle sosyal sigortalar kapsamında düşük emekli maaşı alanlar için yeterli koruyucu önlem alınmadığını savundu.

Hükümetin ekonomik öngörü ve mali kapasite açısından yetersiz kaldığını söyleyen Şahali, “Nisandan sonrasını hesap edecek mali kabiliyetiniz yoksa bunu açıkça söyleyin.” dedi. Bu düzenlemenin yaratacağı sosyal etkilerin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Şahali, toplumun tüm kesimlerinin bundan olumsuz etkileneceğini dile getirdi.

Şahali, CTP olarak bilgi, birikim ve önerilerini paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, yapılacak çağrıların samimiyetle yapılması gerektiğini söyledi.

– Berova

Şahali’nin ardından yeniden söz alan Maliye Bakanı Özdemir Berova ise, yöneltilen suçlamalara yanıt verdi. Berova, Şahali’nin kendilerini “yalan söylemekle” suçladığını belirterek bu iddiaları reddetti.

Komitenin maaş kesintisi amacıyla değil, üst maaş gruplarında oluşan artış farklarının dengelenmesi için kurulduğunu ifade eden Berova, bu çalışmanın toplumdan gelen talepler doğrultusunda yapıldığını söyledi.

Şahali’nin, düşük emekli maaşı alanlar ve sosyal yardım alanlara yönelik özel düzenleme yapılmadığı yönündeki eleştirisine de değinen Berova, bu konuda çalışma yaptıklarını ve sendikalarla da paylaştıklarını belirtti. Ancak mevcut yapının dağınıklığı nedeniyle uygulamanın zor olduğunu ifade eden Berova, buna rağmen aynı mali çerçeve içinde kalmak kaydıyla çözüm üretmeye hazır olduklarını ve bu yönde istekli olduklarını dile getirdi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ