Maviş: Aydınlara uygulanan giriş yasağı, Kıbrıslı Türk toplumuna uygulanan bir baskıdır
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’de son yıllarda giderek artan baskı ortamının Kıbrıslı Türklere de yansıdığını belirtti.
Maviş, gazetecilerin, aydınların ve siyasetçilerin hapse atıldığı, ifade ve düşünce özgürlüğünün yok sayıldığı bir dönemin yaşandığını vurgulayarak, bu ortamın Kıbrıslı Türk aydın, yazar, sendikacı ve siyasetçilere yönelik Türkiye’ye giriş yasaklarını da beraberinde getirdiğini ifade etti.
“Düşünen, konuşan, eleştiren insanların ‘güvenlik tehlikesi’ olarak görülmesi kabul edilemezdir” diyen Maviş, bu uygulamaların sadece bireyleri değil, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki ilişkileri de doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“2021 yılından beridir ‘güvenlik gerekçesi’ ile Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye alınmaması utanç verici bir uygulamadır. Bu uygulamanın son mağduru Senih Çavuşoğlu ve tüm potansiyel ‘güvenlik tehlikesi’ Kıbrıslı Türk yurtseverlerin yanında olacağımızı, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin karşısında duracağımızı yineleriz.”
“Türkiye’deki baskıcı ve kaotik ortam, Kıbrıslı Türklere de yansımaktadır. Aydınlara, gazetecilere ve sendikacılara yönelik yasaklar, yıllardır Türkiye ile Kıbrıs arasında olan bağları zedelemekte, ilişkileri zayıflatmaktadır. İnsanlar arasında köprü kurulması gerekirken, duvarlar örülmektedir.”
Maviş, söz konusu uygulamaların tesadüfi olmadığını ve bilinçli bir politikanın sonucu olduğunu vurguladı:
“Bu gerilim kendiliğinden oluşmamaktadır. Kıbrıslı Türk ilericilerine yönelik bu politikalar, Türkiye ile Kıbrıslı Türkler arasındaki bağları zayıflatmak ve ilişkileri koparmak için bizatihi AKP yöneticileri tarafından kurgulanmıştır.”
“Ersin Tatar ve Ali Murat Başçeri’nin Kıbrıslı Türk toplumuna miras bıraktığı bu antidemokratik ve ayrımcı uygulamanın bir an önce son bulması için hem hükümet hem Cumhurbaşkanlığı somut adımlar atmak zorundadır.”
Maviş, ifade özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün ve demokratik değerlerin korunmasının hem Kıbrıslı Türk toplumu hem de bölgedeki ilişkiler açısından hayati önemde olduğunu vurgulayarak, bu politikalara karşı mücadeleye devam edileceğini kamuoyuna duyurdu.
