“Konu maaşlar değil, sağlık sisteminin sorunları olmalı”
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda güncel konuşmalar yapılıyor.
HAKAN DİNÇYÜREK
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, son günlerde sağlıkta tam mesai uygulamasıyla ilgili bir eylem süreci olduğunu hatırlatarak, “Mesaisine uyup, gelip mesaisini en iyi şekilde yapan hekimlerin kazandığı her kuruş analarından emdiği ak süt kadar helaldir” dedi.
Kürsüden verdiği rakamların çarptırılmaya çalışıldığını ifade eden Dinçyürek, kamuoyunda, 719 bin TL devletten hak edişin yalan olduğunun iddia edildiğini söyledi. Sendika başkanının açıkladığı rakamları paylaşan Dinçyürek, şöyle konuştu:
“Diyor ki kıdemli bir hekimin maaşı 357.7 bin TL’dir. Her hekimin yüzde yüz ek mesai yapma hakkı var olduğu için 357.7 daha ek hak ediş ortaya çıkıyor. Bu iki rakamı topladığınızda 715.5 TL, sendika başkanının bugünkü kendi beyanının Türkçe mealidir. Bu rakam, özür dilerim eksiktir. 13’üncü maaşın her aylık hak edişe yansıması buna dahil değil onu da dahil edersek herhalde 800 bine yaklaşır.”
ERKUT ŞAHALİ
CTP Milletvekili Erkut Şahali ise yeniden söz alarak, üç bakanının açıklamasını da “samimiyetsizlik” olarak nitelendirdi. Ek mesainin çalışılmış zamanın karşılığı olduğunu ifade eden Şahali, “Angarya mı çalıştıracaksınız? Çok ayıp” dedi. Memlekette maaşa dair spekülasyon yapan herkesin brüt maaşı konuştuğunu dile getiren Şahali, “Siz gösteriş yapma heveslisisiniz” dedi.
Hastanelere gidip ilaç bulamayan hastalar olduğunu, doktor bulamadığı için özelden sağlık hizmeti almak zorunda kalanlar olduğunu, yatak bulamadığı için devletin sevkiyle yurtdışına veya özele giden hastalar olduğunu kaydeden Şahali, bunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Şahali, Bakan samimiyse, yetkilerini kullanabileceğini belirtti.
Fiber optik altyapısının geliştirilmesine ilişkin protokolde Anayasa’ya aykırılıklar olduğunu dile getiren Şahali, “Kalecik II sözleşmesi dönemin koşullarında yapılması gereken bir sözleşmeydi” dedi. Şahali, “Kalecik III sözleşmesinin ise muhtaçlığın ve teslimiyetin abidesi olduğunu” belirtti.
Mesarya Belediye Başkanı ile ilgili iddiaya da değinen Şahali, “Ahmet Latif, belediyesinin kamyonuna beldesindeki susuzluğa bir nebze olsun çare olabilsin diye yine kendi belde sınırları dahilinde terk edilmiş bir süt fabrikasındaki, atıl durumdaki bir su deposunu monte ettiği için sirkatten yargılanmaktadır” dedi. Ahmet Latif’in atanmış olmadığını kaydeden Şahali, “Sapla saman birbirine karışmasın” dedi.
