Reklam
Reklam
Reklam
Güncel Kıbrıs

“İsrail’in rezervi Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya ulaşmalı”

“İsrail’in rezervi Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya ulaşmalı”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (EastMed) uygulanabilir bir proje olmadığını belirterek, “İsrail’in de zengin bir rezervinin olduğunu görüyoruz. Özellikle Avrupa piyasalarına ulaşabilmesi için en ekonomik güzergah Türkiye. Buradan Kıbrıs’ın üzerinden geçmesi gerekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) hakça paylaşmak için üç seçeneği, çözüm önerisi var. Hakça paylaşım konusunda adım atılabilir, herkes kazanabilir” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, NTV’de katıldığı canlı yayında, dış politikada öne çıkan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu, Mısır’la ilişkilerin normalleşmesi konusuna ilişkin, “Düzelir, düzelmesi de gerekiyor. Çünkü Türkiye-Mısır ilişiklerine sadece iki ülke ya da iki ülke halkı olarak farklı görüşlerimiz olabilir.” dedi.

Ukrayna’nın Buça ve İrpin bölgelerindeki insanlık dışı görüntülerin Ukrayna-Rusya arasındaki müzakerelerin olumlu havasını etkilediğini belirten Çavuşoğlu, “Tüm zorluklara rağmen, (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) Zelenskiy’in ‘müzakerelere devam edeceğiz’ demesi, daha sonra Rusya tarafından da buna benzer açıklamalar gelmesi, müzakerelere yönelik umutlarımızı artırdı.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, son günlerde her iki tarafın da birbirini geri adım atmakla suçladığını aktararak “Fakat biz aynı zamanda taraflarla da görüşüyoruz, tarafların basına yansıttığı o olumsuz havayla bize söyledikleri arasında fark var. O nedenle ne çok karamsarız ne de tam iyimseriz, gerçekçiyiz, yani temkinli iyimserliğimiz devam ediyor ama bunun için çabalarımızı sürdürmemiz lazım.” dedi.

Tüm zorluklara rağmen ateşkes imkanı olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Ama olacaksa bugünlerde olması gerekiyor, özellikle bu savaş uzarsa Donbas bölgesinde yeni saldırılar olursa, o zaman ateşkesi sağlama imkanı daha da zorlaşır.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, ateşkes sonrası hangi adımlar atılacağının belirlenmesi gerektiğinin altını çizerek “Ukrayna güvenlik garantileri konusunda da P5 (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) ülkeleriyle ve adı geçen ülkelerle görüşmeleri devam ettiriyoruz. Eğer Ukrayna’nın NATO’nun 5. Maddesi gibi bir beklentisi karşılanmayacaksa alternatif ne önerilmelidir.” dedi.

İki taraftaki muhataplarıyla sürekli irtibat halinde olduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, “(Liderler görüşmesi ihtimali) Bana göre çok uzak değil, sonuçta iki liderin evet demesine bağlı, özellikle (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in evet demesine bağlı. Prensipte Putin buna hayır demedi.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Rusya’ya karşı dengeli ve ilkeli politika izlediklerini ve böyle devam edeceklerini kaydederek “Ama her iki taraf arasında arabuluculuk görevi üstlenirken bizim bu yaptırımlara katılmamızın gerçekçi olmadığını herkes anlıyor.” ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, NATO’nun faaliyetlerine de en çok katkı sağlayan ülkelerin başında geldiklerine dikkati çekerek “Özellikle YPG/PKK’ya karşı yürüttüğümüz harekattan sonra bazı müttefikler, özellikle savunma sanayisi konusunda kısıtlamalar getirdi. İhracat izinlerini vermedi. Şimdi yavaş yavaş bunun değiştiğini görüyoruz. İngiltere tarafındaysa (Başbakan) Boris Johnson Cumhurbaşkanı’mıza söz vermişti. İngiltere yüzde 85 oranında kısıtlamaları kaldırdı. Geri kalan yüzde 15 üzerinde de çalışıyoruz. Kanada Dışişleri Bakanı ile bir görüşme gerçekleştirmiştik. Bir mektup teatisiyle bu konuyu çözmeyi amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Bu konuda esas itiraz noktasının verilen ürünlerin üçüncü ülkelere ihracatı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Kanada, Karabağ zaferi sırasında Azerbaycan’ı desteklediğimiz iddiasıyla bunu kaldırdı. Bir ülkeden aldığınız ürünü kullandığınızda yeni ürettiğiniz ürünün başka bir ülkeye ihracatı konusunda o ülkeyle iş birliği yapmanız gerekiyor. Bu rutin maddeyi mektup teatisiyle bir kez daha düzenleyeceğiz.” dedi.

Çavuşoğlu, ABD’nin motor ithalatı yapılan ATAK helikopterleri konusunda Türkiye’nin Filipinler’e ihracatı için onay verdiğini ancak Pakistan’a satışında motor ihracatı için olumsuz yanıt verdiğini aktararak mektup teatisiyle bu sorunu da aşacaklarına inandıklarını söyledi.

“BLİNKEN İLE 18 MAYIS’TA BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

ABD ile stratejik mekanizmanın kurulması sonrasındaki sürece ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, “Mevkidaşım (ABD Dışişleri Bakanı Antony) Blinken ile 18 Mayıs’ta bir görüşme gerçekleştireceğiz. Sorunlu alanları nasıl çözeceğimizi iş birliğimizi artırabileceğimiz alanlar konusunda hangi adımları atmamız gerekiyor. Bu mekanizmanın sonuç odaklı olmasını istiyoruz. Her iki tarafın bu konuda adım atmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“MAYISIN ÜÇÜNCÜ HAFTASI GİBİ HEM FİLİSTİN’E HEM İSRAİL’E ZİYARET PLANLIYORUZ”

Mayısın üçüncü haftası gibi hem Filistin’e hem İsrail’e ziyaret planladıklarını belirten Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgili olarak, “Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayan kamplaşmalar oldu. Ancak bunların hiçbirinin fiiliyatta bir anlamının olmadığını da gördük. Ama şimdi bizim Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip) Erdoğan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) teklifi Doğu Akdeniz’de bir konferans düzenleme teklifi karşılık görmeye başladı.” dedi.

“EASTMED UYGULANABİLİR BİR PROJE DEĞİL…”

Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (EastMed) uygulanabilir bir proje olmadığını belirten Çavuşoğlu, “İsrail’in de zengin bir rezervinin olduğunu görüyoruz. Özellikle Avrupa piyasalarına ulaşabilmesi için en ekonomik güzergah Türkiye. Buradan Kıbrıs’ın üzerinden geçmesi gerekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) hakça paylaşmak için üç seçeneği, çözüm önerisi var. Hakça paylaşım konusunda adım atılabilir, herkes kazanabilir.” ifadesini kullandı.

“(MISIR’LA İLİŞKİLER) DÜZELİR, DÜZELMESİ DE GEREKİYOR”

Mısır’la ilişkilerin normalleşmesi konusuna değinen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“(Mısır’la ilişkiler) Düzelir, düzelmesi de gerekiyor. Çünkü Türkiye-Mısır ilişiklerine sadece iki ülke ya da iki ülke halkı olarak farklı görüşlerimiz olabilir. Biz birbirimizi her konuda desteklemeyebiliriz. Herkes herkesten hoşlanmak zorunda değil ama iki ülkenin arasındaki olumlu ilişkilerin sadece iki ülkeye yansıması olmuyor. (Bu yansıma) Doğu Akdeniz’de var, Filistin meselesinde önemli, İslam dünyası için önemli, Arap dünyası için önemli, Afrika için önemli, Orta Doğu için önemli. Sonuçta bir süreç başladı. Bakan yardımcıları düzeyinde 2 tur görüşme oldu. Şimdi 3. tur görüşme de olabilir. Biz de (Mısır) Dışişleri Bakanı Semih Şükri ile bir araya gelebiliriz. Önümüzdeki süreçte bir araya gelme konusunda bazı öneriler var. Bunlar henüz netleşmedi. Netleşmeden de somut bir şey söylemek doğru olmaz. Ama her iki tarafta da ilişkileri normalleştirme konusunda bir iradenin olduğunu görüyoruz. Bu konuda çabalarımız da devam edecek. Adımlar atacağız. Daha önce İslam İşbirliği Teşkilatında büyükelçi olarak görev yapan bir arkadaşımızı maslahatgüzar olarak görevlendirdik. Bunun örnekleri var. Sonuç itibarıyla ilerde bu adımlar atılmaya devam edilirse, ilişkilerimizi normalleştirme konusunda tam bir irade ortaya çıkarsa tekrar karşılıklı büyükelçi atama da söz konusu olabilir. (Mısır Dışişleri Bakanıyla görüşme) Şu anda netleşmiş bir görüşme en azından bir tarih yok.”

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşmesi konusunda da “Suudi Arabistan ile de ilişkiler normalleşmeye başladı. Adımlar da atılıyor. Olumlu yönde adımlar atılırken tabii ki karşılıklı ziyaretler de olacaktır. Daha önce biliyorsunuz Cidde ziyaretim oldu. (Suudi Arabistan) Dışişleri Bakanı’nı ziyaret ettim. Kendisi de Türkiye’ye gelmek istediğini söyledi. Bizim düzeyimizde de ve daha liderler düzeyinde de karşılıklı ziyaretler mutlaka olacaktır.” diye konuştu.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı dosyasının Riyad yönetimine gönderilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kaşıkçı cinayetinden hemen sonra Suudi Arabistan yargı alanında iş birliği teklifinde bulundu. İş birliği teklifini biz kabul ettik. Fakat o zaman istediğimiz iş birliğini maalesef göremedik. Şimdi ilişkilerimiz normalleşmeye başlayınca oradan bir iş birliği gördük. Oradaki mahkeme kararları bize iletildi. Adalet Bakanlığımız bunun hukuki boyutunu da gayet güzel bir şekilde izah etti. Bu işleyen hukuki bir süreçtir. Bu iş birliğini yapabilmemiz için Suudi Arabistan’dan daha önce olumlu bir adım gelmemişti. Şimdi gelmeye başladı. Gelmeye başlayınca da bizim yargımız da gereğini yapıyor. Elbette siyasi ilişkilerin olumlu yönde seyretmesinin hukuki süreç ya da adli konularda olumlu yansıması var.”

TÜRKİYE-ERMENİSTAN ÖZEL TEMSİLCİLERİ ÜÇÜNCÜ GÖRÜŞMEYİ VİYANA’DA YAPACAK

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme adımlarına ilişkin, somut adımların atılacağını, güven artırıcı adımların atıldığını belirterek “Ermenistan ve Azerbaycan arasında Brüksel toplantısından sonra varılan mutabakatı önemsiyoruz. Sınır komisyonun oluşturulması, daha önce Azerbaycan’ın teklif ettiği kapsamlı bir barış anlaşması üzerinde de mutabakata varmaları. Dışişleri bakanlarını görevlendirdiler bu konuda çalışma yapın, yani anlaşmanın taslağını çalışacaklar.” dedi.

“Güney Kafkasya’nın istikrarı için herkes herkesle ilişkileri normalleştirilmeli, uzun süre kopan ilişkilerin rayına oturtulması, düzeltilmesi öyle kolay olmuyor, cesur adımlar gerekli.” diyen Çavuşoğlu, iki ülke özel temsilcilerinin görüştüklerini söyledi.

Çavuşoğlu, Türkiye-Ermenistan özel temsilcilerinin üçüncü görüşmeyi Viyana’da yapacaklarını belirterek şunları kaydetti:

“Burada Ermenistan’a şunu söylemek isterim, tamam baskı altında olabilirsiniz, bu kolay bir süreç değil. Diasporanın bir kısmı bu normalleşmeyi desteklemiyor, görüyoruz. Özellikle Amerika ve Fransa’daki diasporadan bahsediyoruz, tam tersi açıklamalar yapıyorlar. Artık üçüncü bir ülkede görüşmeye gerek var mı? Bir taraftan bir günde ilişkiler normalleşsin, sınırlar açılsın diyorsunuz, diğer taraftan halen Türkiye’de ve Erivan’da görüşmeye cesaret edemiyorsunuz. Bu konuda yani kendi ülkelerimizde görüşmeye bile yanaşamıyorsan, diğer konularda nasıl adımlar atacaksınız? Suçlamak için söylemiyorum da biraz cesur olsunlar. Türkiye’de görüşmenin ne mahsuru var? Sen Türkiye’de görüşmeye gelemeyeceksen diğer konularda nasıl adım atacağız? Hatta ilk biz Erivan’a gelelim dedik, yok yok üçüncü ülkede görüşelim dediler. Yani biraz daha cesur adımlar atmaları gerekir.”

Sosyal Medyada Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ