Hasipoğlu: Hayat pahalılığını asgari ücrete yansıttık, fonlarımızla da işvereni destekliyoruz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Canan Onurer’in hazırlayıp sunduğu Sabahın Haberleri isimli programa telefon bağlantısıyla katıldı.
Oğuzhan Hasipoğlu, dün Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından belirlenen yeni asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hasipoğlu, asgari ücret süreci boyunca farklı senaryoların gündeme geldiğini belirterek, ilk etapta bölgedeki savaşlar ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle yılın ilk dört ayının değerlendirilmesinin ve komisyonun toplanmamasının konuşulduğunu söyledi.
Bu yönde yasal düzenleme hazırlığı yapıldığını ancak bunun hayata geçmediğini ifade eden Hasipoğlu, Meclis’te de konuyla ilgili yoğun tartışmalar yaşandığını kaydetti.
Süreç içerisinde hayat pahalılığı oranının yalnızca yüzde 50’sinin asgari ücrete yansıtılması yönünde önerilerin de gündeme geldiğini belirten Hasipoğlu, bu önerilerin kabul görmediğini ve sonunda hayat pahalılığı oranının tamamının yeni asgari ücrete yansıtıldığını söyledi.
“Daha fazla bir beklenti olduğunu düşünmüyorum” diyen Hasipoğlu, çalışanların alım gücünü koruyan bir karar alındığını ifade etti.
Bakan Hasipoğlu, asgari ücret kararının yanında işverenleri destekleyecek önemli teşvik paketlerinin de açıklandığını belirterek, “Belki de KKTC’de bugüne kadar görülmemiş ölçüde teşvikler sağlandı” dedi.
Kadın çalışanların sosyal sigorta primlerinin tamamının devlet tarafından karşılanacağını, erkek çalışanlar için ise prim desteğinin yüzde 80 oranında uygulanacağını hatırlatan Hasipoğlu, bu desteklerin işverenlerin üzerindeki mali yükü önemli ölçüde azaltacağını söyledi.
Asgari ücret görüşmelerinde hem işçi sendikalarının hem de işverenlerin beklentilerini dikkate aldıklarını dile getiren Hasipoğlu, “İşçi sendikasını memnun ettik, işvereni de mutlu etmemiz lazım. Aynı anda bir denge kurmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.
Başbakanın teşvik paketini kendisi komisyon toplantısındayken açıkladığını belirten Hasipoğlu, işveren kesiminin toplantıda itirazlarını dile getirdiğini ancak açıklanan teşviklerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Prim desteklerinin yalnızca işvereni değil çalışanı da doğrudan etkilediğini vurgulayan Hasipoğlu, “İşveren ayakta kalmalı ki çalışanlar da işlerini sürdürebilsin” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İhtiyat Sandığı’nın mali yapısına da değinen Hasipoğlu, fonların güçlü bir şekilde yönetildiğini belirtti.
Fonların yalnızca Türk lirasında tutulmadığını, altın ve döviz gibi enstrümanlarla değerlendirildiğini ifade eden Hasipoğlu, ekonominin büyümesi, iş yeri ve sigortalı sayısının artmasıyla birlikte fonların da güçlendiğini söyledi.
Bu kaynakların çalışma hayatını desteklemek amacıyla kullanıldığını kaydeden Hasipoğlu, “Bu parayı üretimin ve çalışma hayatının devam etmesi için kullanıyoruz” dedi.
Altı ay önce belirlenen asgari ücrette hayat pahalılığı oranının altında bir artış yapıldığını anımsatan Hasipoğlu, o dönemde de İhtiyat Sandığı fonlarından yararlanılarak destek sağlandığını belirterek, bu fonların gerektiğinde devreye alınan önemli bir “can simidi” görevi gördüğünü sözlerine ekledi.
