Reklam
Reklam
Reklam
Güncel Kıbrıs

Güney Kıbrıs’ta ‘Maraş’ konusu gündemden düşmüyor

Güney Kıbrıs’ta ‘Maraş’ konusu gündemden düşmüyor

Rum yönetiminin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ziyareti ve burada yapması beklenen açıklamalara karşı “diplomatik cephe” kurduğu, Kıbrıslı Rumlara yapılması muhtemel “kapalı Maraş’a yeniden yerleşme” veya “TMK’ya başvurma çağrısı”na karşı net bir pozisyon aldığı bildirildi.

Haftalık Kathimerini “Lefkoşa Diplomatik Cephe Kuruyor” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Erdoğan’ın, yapacağı açıklamaların ötesinde KKTC’ye gelmesinin bile Kıbrıs sorununu yeniden şekillendirdiği görüşünü ortaya koyarak, Rum yönetiminin “daha kötüsünün olmasını diplomatik yoldan engelleme konusunda kaynamakta” olduğunu yazdı.

Haberde, Rum yönetiminin halen hukuki ve diplomatik yolla bir çaba başlattığını ve halen Londra ve Washington’dan en üst düzeyde, Erdoğan’ın yeni emrivakiler yapma cesaretini kıracak destekler aldığı kaydedildi. Rum Hukuk Dairesi’nin de durumu göğüslemek için uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmakta olduğu belirtilerek ,Rum yönetiminin önünde bulunan bir diplomatik plana dikkat çekildi.

“DİPLOMATİK PLAN”

Gazete edindiği bilgilere dayanarak, Rum yönetiminin önünde bulunan diplomatik planı şöyle aktardı:

“BM Güvenlik Konseyi veya Genel Kurulu’na başvuru. Hedef, güçlü bir karar elde edilmesi ancak buradaki zorluk, Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin 3’te 2’sinin onayını gerektirmesidir.

Türkiye ve müdahil şahıslar aleyhine Lahey Adalet Divanı’na başvurmak. Rum yönetimi BM Genel Kurulu’ndan güçlü bir karar elde etmeyi başarırsa Lahey’e başvurması bile gerekmeyeceği belirtildi.

Çalışılmış bir hareket kombinasyonu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) beşinci hükümetler arası başvuru.

Şahısların Türkiye aleyhine bireysel başvuruda bulunması”

MARAŞ’A YERLEŞME ÇAĞRISI

Türkiye’nin Maraş kökenli Rumları ya kapalı Maraş’a yerleşmeye veya Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) başvurmaya çağırmasının beklendiği, dolayısıyla Rumların Kıbrıs Türk idaresi altında geri dönüp dönmeyeceklerine karar verecekleri belirtilen haberde, dönmeleri halinde KKTC’yi dolaylı yoldan tanımış olacakları fakat öte yandan mülkiyet haklarını da elde edecekleri belirtildi. Haberde, şu ifadelere yer verildi:

“Lefkoşa’nın bu konudaki pozisyonu net olacak. Elbette hiçbir Rum’a ne yapacağı dikte edilemez fakat böyle bir gelişmeyi engelleyecek mesajlar verilmesi bekleniyor. Elbette soru, bu hukuki yaptırımlar ve diplomatik hareketler sonrasında Lefkoşa’nın daha kötüsünü engellemek için hangi inisiyatifleri alacağıdır. Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreteri’ne Kıbrıs sorunundaki çıkmazı kırmak ve Maraş’taki emrivakileri bozmak için güven yaratıcı önlemler önermiş ancak Türk tarafınca kabul edilmemişti”

Rum tarafının güven yaratıcı önerileri ise şu şekilde sıralandı:

“Ercan Havaalanı’nın işlemesi konusunun görüşülmesine karşılık Maraş’ın BM altında yasal sakinlerine açılması. Türkiye’nin Ankara Protokolü’nü uygulamasına karşılık Mağusa Limanı’nın işlemesi. Bu, Türk limanlarının ve Türk hava sahasının açılması, ilişkilerin aşamalı olarak normalleşmesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye tarafından üye ülke olarak tanınması anlamına gelecek. Hidrokarbonlar için escrow accout oluşturulması. Doğal gaz satışından elde edilecek gelirin Kıbrıslı Türklerin payına düşecek bölümünün yatırılacağı bir hesap açılmasını Anastasiadis daha önce Mustafa Akıncı’ya sundu ve hedefi de Kıbrıs Türk toplumunun, hidrokarbon fonunda birikmeye başlar başlamaz doğal gaz gelirinden, nüfusu oranında, bu hesap aracılığıyla yararlanmasıydı”

KASULİDİS’İN ÖNERDİĞİ İNİSİYATİF

Bu çerçevede eski Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis kısa süre önce bir TV yayınında inisiyatifler alınması gerektiğine işaret ederek şunları söylemişti.

“Dayanağı olabilecek bir öneri, Maraş’ın BM idaresi altına verilmesine karşılık Timbu (Ercan) Havaalanı’nın uluslararası hava limanına dönüştürülmesidir. Bu Çin’in de Tayvan ile yeni ilişki kurmaya başladığında yaptığı bir hareketti”

Bu tezin AKEL’ten tepki aldığına işaret edilerek, Kıbrıs Masası sorumlusu Tumazos Çelebis’in bu tepkiyi “bu öneri Kıbrıs sorununu kısa yoldan kapatır” sözüyle dile getirdiği belirtildi.

AB, MARAŞ KONUSUNDA BM’NİN ARDINA “MEVZİLENİYOR”

Aynı gazete, “AB, Maraş İçin Yaptırım Taraftarı Değil… Erdoğan’ın Kararları Konusunda BM’nin Değerlendirmesinin Ardına Mevzileniyor” başlıklı haberinde Brüksel ve Almanya’nın Türkiye’ye yaptırım uygulamada tereddütlü olmasının, Rum yönetiminin, kapalı Maraş’ın yüzde 3’lük bölümünü pilot uygulama olarak yerleşime açma niyetini hayata geçirmesi halinde Türkiye’ye bedel ödetme çabalarını bozduğu vurgulandı.

Türkiye aleyhine uygulanabilecek tek şeyin, pozitif ajandasının ertelenmesi olduğunu yazan gazete, AB’nin Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin ‘maksimum eylem” gördüğünü; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilan ettiklerini çok aşacak bir harekette bulunmaması halinde nokta atışlı yaptırımların görüşme konusu yapılmadığını belirtti.

AB’nin, BM’nin reçetesini izlemesinin, yani Erdoğan’ın kararlarının BM Güvenlik Konseyi kararlarını ciddi şekilde ihlal edip etmediği, ne derece ihlal ettiği konusunda BM’nin değerlendirmesini ve ‘yorum aracılığıyla’ yapacağı saptamayı temel almasının beklendiğini yazdı.

Londra’nın BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelere müdahale ederek, Ankara’nın eylemlerinin BM (ve AB) tarafından katı şekilde değerlendirilmesi halinde, bunun Kıbrıs sorununun çözüm çabalarını zorlaştıracağını ilettiğine dikkat çekildi. İngiltere’nin AB’den ayrılmasına rağmen İngiltere Dışişleri Bakanlığı ile sıkı ilişkilerini sürdüren, Charles Michel’in diplomatik danışmanı Simon Mordue de benzer destek hareketlerinde bulundu. Başka bir Avrupalı yetkili ise, en iyi senaryoyla, Erdoğan’ın bu ziyarette Maraş ile ilgili ilan ettiklerini hayata geçirmekle yetinmesi olduğunu savundu. Maraş’ın yüzde 3’lük bölümünün askeri statüsünün sivile çevrilmesi halinde, birliğin, AB Dış Konular Konseyi aracılığıyla siyasi bir açıklama yapmakla yetineceği iddia edildi.

Gazete “yani söz konusu Avrupalı yetkilinin açıklamasına göre, Erdoğan, 20 Temmuz’da kapalı Maraş’ın tamamını açarsa AB ancak o zaman pratik önlemler veya yaptırımlar için parmağını oynatacak!” ifadesini kullandı.

Öte yandan Fileleftheros “Mağusa Barosu”na kayıtlı 400 avukatın Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ile görüşerek, “hayatî çıkarların korunmasında” Rum yönetiminin emrine amade olduklarını bildirdiklerini yazdı.

Sosyal Medyada Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ