Reklam
Reklam
Reklam
Güncel Kıbrıs

“Eski eserlerin korunması toplumun kültürel kimliğinin ve değerlerinin korunması anlamına gelir”

“Eski eserlerin korunması toplumun kültürel kimliğinin ve değerlerinin korunması anlamına gelir”

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, eski eserlerin, gerçek veya tüzel kişilerin tasarruf ve kullanımına verilmesinin Eski Eserler Yasası ve Anayasa’ya aykırı olduğunu açıkladı.

Dizdarlı, Eski Eserler Yasası hükümlerinin devlete ait taşınır eski eserlerin, tüzel ve/veya gerçek kişilerin tasarruf ve kullanımına verilmesine izin vermediğini belirtti.

Yazılı açıklama yapan Dizdarlı, “Bilakis Eski Eserler Yasası’nın 23’üncü maddesi; müze kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü’nün denetim ve iznine tabi olduklarını ve yerine getirmeleri gereken birçok yükümlülükleri olduğunu belirtmektedir.” ifadelerini kullandı.

Yasanın devletin malı olma niteliğine sahip eski eserlerin müzelerde bulundurulması, korunması denetlenmesi, değerlendirilmesi ve gözetim altında tutulması görevini devlete verdiğini belirten Dizdarlı, devletin hiçbir şekilde kendi uhdesinde olan bu görevi tüzel ve gerçek kişilere devredemeyeceğini, bunun Anayasa ve Eski Eserler Yasası’na aykırı olduğunu kaydetti.

“KAMU YARARI, TOPLUMSAL İLGİ VE MENFAATİN BULUNMASI NEDENİYLE AÇIKLAMAYAPMA GEREĞİ DUYDUK”

Dizdarlı, Kıbrıs Arkeoloji Müzesi kurulmasına ilişkin basında yayımlanan haberlere istinaden, kamu yararı, toplumsal ilgi ve menfaatin bulunması nedeniyle konunun, Anayasa ve yürürlükteki mevzuata uygunluğuna ilişkin bir açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti.

Devletin, Anayasa uyarınca, tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtlar ile doğa varlıklarının korunmasını sağladığını, bu amaçla düzenleyici, destekleyici ve özendirici önlemler aldığını kaydeden Dizdarlı, bu kapsamda Eski Eserler Yasası’nın yapıldığını ifade etti.

Dizdarlı, yasanın amacının tarih öncesi ve tarih devirleri ile yakın geçmişten günümüze kadar gelen taşınır ve taşınmaz eski eserler ile doğa varlıklarının korunup yaşatılması için yapılması ve uyulması gerekli iş ve işlemlerle ilgili ilke ve uygulama esaslarını belirleyip düzenlediğini bildirdi.

Dizdarlı yasaya ilişkin şunları kaydetti:

“Eski Eserler Yasası’nın Üçüncü Kısmı korunması gerekli taşınır eski eserlerle ilgili kuralları düzenlemiştir. Söz konusu Yasanın 21’inci maddesi tahtında taşınır eski eserler, koruma ve değerlendirmeleri bakımından farklı esaslara bağlıdır. Mezkur Yasa’nın 1’inci fıkrası devletin malı olma niteliğine sahip taşınır eski eserlerin devlet elinde ve müzelerde bulundurulması ve korunup değerlendirilmesinin sağlanması görevi devlete ait olduğunu açıkça belirtmektedir. Yine arkeolojik nitelikli eserler ile ikon, fresk, mozaik, kilise malzemesi ve müdürlükçe belirlenecek olan etnoğrafik nitelikli eski eserlerin tasarrufu, müdürlüğün izin, belgeleme ve denetimine bağlıdır.

Özellikle Kıbrıs Türkü’nün milli mücadelesine ışık tutan her türlü belge ve eşya, askeri ve devlet müzelerinde toplanır. Ancak özel nitelikleri nedeniyle bu belge ve eşyalar müdürlüğün belgeleme ve iznine bağlı olmaksızın maliklerin ve yasal varislerinin tasarrufunda da bulunabilir. Keza günümüz sanatçıları tarafından yapılan sanat eserlerinin tasarrufu müdürlüğün iznine bağlı değildir. Mazbut ve mülhak vakıflara ait olan taşınır eski eserler, müdürlüğün izin belgeleme ve denetimine bağlıdır. Arkeolojik nitelikli eski eserler ile ikon, fresk, mozaik, kilise malzemesi ve etnoğrafik nitelikli eski eserlerin dışında kalan eski eserler, yurt içinde kalacak şekilde alınıp satılması ve el değiştirmesi serbesttir.”

“ESKİ ESERLERİN KORUNMASI TOPLUMUN KÜLTÜREL KİMLİĞİNİN VE DEĞERLERİNİN KORUNMASI ANLAMINA GELİR”

Eski eserlerin tarihin bir parçasının kalıntısı olduğuna işaret eden Dizdarlı, eski eserlerin korunmasının bir toplumun kültürel kimliğinin ve değerlerinin korunması anlamına geldiğini vurguladı.

Dizdarlı, “Ülkemizde var olan kültürel ve doğal varlıklarımızın korunması herkesin, her kurum ve kuruluşun, sivil toplum örgütlerinin de görevidir. Onları korumak için bir kamu bilincinin yaratılması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Böyle bir bilincin geliştirilmesi neticesinde eski eserlerin korunması mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.

Eldeki değerler yitirilmeden devletin gerekli önlemeleri almasının şart olduğuna işaret eden Dizdarlı, eski eserlerin yaşatılması için Anayasa ile Eski Eserler Yasası uyarınca devlete verilen görevin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

“DEVLETE AİT TAŞINIR ESKİ ESERLERİN TÜZEL VE/VEYA GERÇEK KİŞİLERİN TASARRUF VE KULLANIMINA VERİLEMEZ”

Eski Eserler Yasası’nın hükümlerinin devlete ait taşınır eski eserlerin tüzel ve/veya gerçek kişilerin tasarruf ve kullanımına verilmesine izin vermediğini belirten Dizdarlı, “Bilakis Eski Eserler Yasası’nın 23’üncü maddesi müze kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin müdürlüğün denetim ve iznine tabi olduklarını ve yerine getirmeleri gereken birçok yükümlülükleri olduğunu belirtmektedir.” ifadelerini kullandı.

Yasanın devletin malı olma niteliğine sahip eski eserlerin müzelerde bulundurulması, korunması denetlenmesi, değerlendirilmesi ve gözetim altında tutulması görevini devlete verdiğini belirten Dizdarlı, devletin hiçbir şekilde kendi uhdesinde olan bu görevi tüzel ve gerçek kişilere devredemeyeceğini, bunun Anayasa ve Eski Eserler Yasası’na aykırı olduğunu kaydetti.

Sosyal Medyada Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ