Beşparmak Düşünce Grubu: Guterres, arabayı atın önüne koymamalı

Beşparmak Düşünce Grubu: Guterres, arabayı atın önüne koymamalı
  • KKTC
  • 21 Temmuz 2026 12:00
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Beşparmak Düşünce Grubu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir çözüm çerçevesi hazırlayacağı yönündeki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kıbrıs ihtilafında Rum ve Yunan taraflarının kurumsallaşmış hakimiyet kurma zihniyet ve arayışlarında bir değişiklik yoktur. Bu nedenle, bizzat Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri tarafından 29 Nisan 2021’de teyit edildiği gibi, taraflar arasında özden gelen eşit hak ve statülerine dayalı mutabık kalınmış ortak bir vizyon/uzlaşı zemini bulunmamaktadır. Nitekim Kıbrıs Türk tarafının yapıcı esnekliğine rağmen en basit güven yaratıcı önlemler konusunda hiçbir ilerleme kaydedilememiştir

REKLAM ALANI

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın anlamlı müzakerelerin başlayabilmesi için pazarlık konusu olmayan Kıbrıs Türk halkının müktesep siyasi eşitliğinin teyit edilmesi talebinin bile yerine getirilmediği şartlarda BM Genel Sekreteri António Guterres’in, görev süresinin sona ermesine kısa bir süre kala, eğer gerçekse, yeni bir çözüm çerçevesi hazırlamaya yönelmesi iyi niyet misyonunun sınırlarını aşan dayatmacı bir yaklaşımdır.

Kıbrıs’ta BM ve BM Genel Sekreteri tarafından yürütülmekte olan misyonların sınırlı bir amacı vardır ve bu taraflara anlaşma çerçevesi veya şartları ileri sürmeyi içermez. BM Genel Sekreterlerinden Kofi Annan 28 Mayıs 2004 tarihli raporunun 92’nci paragrafında barışı koruma/sağlama misyonlarının temel amacının ihtilafın çözümüne elverişli bir ortam sağlamak olduğunu belirtmiştir.

Buna göre Kıbrıs’taki BM barışı koruma ve iyi niyet misyonlarının amacının tarafların özden gelen eşitliklerine dayalı uzlaşı şartlarını hazırlamak olması gerekir. Ne yazık ki bugüne kadar BM Kıbrıs’ta adaletten uzak ve ilkesiz davranarak, esas görevinin tersine, eşitsizliğin bekçisi haline gelmiştir. Uluslararası ilişkilerde hukukun üstünlüğüne saygının kalktığı ve BM’nin etkisizleştiği bu koşullarda BM Genel Sekreterinin ilkeli ve adil davranmasını beklemek saflık olur. Eşitlik zemininde karşılıklı saygıya dayalı önkoşulların oluşmadığı ve laflar ötesinde temelde uzlaşı için sağlam bir ortak zeminin bulunmadığı bu ortamda BM Genel Sekreteri’nin sözü edilen yönde bir girişimde bulunması 29 Nisan 2021 tarihinde Cenevre’de 5+1 gayrı resmi toplantısından sonra söylediklerinin inkârı ve “arabayı atın önüne koyma” ile “zorlama” olarak tanımlanabilir.

Diplomasi tarihi zorlamayla yapılan anlaşmaların hüsranla sonuçlanan örnekleriyle doludur – ikinci dünya savaşını doğuran Versay Antlaşması (1919), Minsk Anlaşmaları (2014-2015).

Haksızca da olsa, karşımızda uluslararası statüye sahip bir Helen devleti olduğuna göre Kıbrıs Türk halkının da ayni hak ve statüye sahip olması eşitliğin gereğidir. Kıbrıs’ta ve bölgemizde kalıcı barış, istikrar ve iş birliğine hizmet edecek bir uzlaşı ancak, denklik gereği, mevcut iki Devletin egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerine dayalı olarak güven arttıkça gelişen kurumsal iş birlikleri vizyonu üzerine inşa edilebilir.

Beklentimiz, Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman’ın bu gerçekliklere dayalı ilkeli bir duruş sergilemesi, proaktif düşünen uluslararası aktörler ile BM’nin ise bölgemizde değişmekte olan tehdit ve fırsatlar ışığında kalıcı istikrar ve iş birliğine hizmet edecek bu yapıcı vizyon doğrultusunda hareket etmesidir.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ