Besim: 2027 bütçesi kalkınma değil, borçlanma ve faiz ödeme bütçesi
Ekonomist Mustafa Besim, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan 2027 yılı bütçesini gelir-gider dengesi, kamu yatırımları, borçlanma, faiz ödemeleri ve hükümetin önceki mali hedefleri açısından değerlendirdi.
2027 yılı bütçesinin bir önceki bütçeye göre yüzde 32 büyüyerek 190,6 milyar TL’den 251,5 milyar TL’ye yükseldiğini belirten Besim, söz konusu artışın hükümetin temmuz ayında yayımladığı Mali Plan’da yer alan yüzde 26,7’lik enflasyon öngörüsünün üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Bütçedeki büyümenin ekonomik kalkınmaya yönelik harcamalara yeterince yansımadığını savunan Besim, personel giderleri, transferler ve faiz ödemelerinin toplam bütçe içerisindeki payının yüzde 81’e ulaştığını ifade etti.
Besim, yerel gelirlerin yerel giderleri karşılama oranının yüzde 85,5’ten yüzde 83,4’e gerilediğini belirterek, bu durumun bütçenin gelir ve gider yapısındaki sorunları ortaya koyduğunu kaydetti.
FAİZ GİDERLERİNDE YÜZDE 69 ARTIŞ
Bütçede faiz giderlerinin yüzde 69 oranında arttığına dikkat çeken Besim, faiz ödemelerinin toplam bütçenin yüzde 4,4’ünü, mahalli gelirlerin ise yüzde 6,6’sını oluşturduğunu belirtti.
Mal ve hizmet alımlarının reel olarak yüzde 14, sermaye giderlerinin ise yüzde 18 küçüldüğünü ifade eden Besim, kamu kaynaklarının giderek daha büyük bölümünün personel giderleri, transferler ve faiz ödemelerine ayrıldığını vurguladı.
Besim, bu harcama yapısının ekonomik büyümeyi destekleyecek yatırımlar için ayrılabilecek kaynakları sınırlandırdığını savundu.
TÜRKİYE KAYNAKLI KREDİLERDE YÜZDE 137 ARTIŞ
Türkiye’den sağlanan yardım ve kredilere de değinen Besim, hibelerin yüzde 24 oranında arttığını, kredilerin ise 3,2 milyar TL’lik artışla yüzde 137 yükseldiğini belirtti.
Türkiye finansmanı içerisinde kredilerin payının yüzde 11’den yüzde 19’a çıktığına dikkat çeken Besim, bu değişimin bütçenin finansman yapısında borçlanmanın ağırlığının arttığını gösterdiğini ifade etti.
YEREL YATIRIMLAR REEL OLARAK YÜZDE 13 KÜÇÜLÜYOR
2027 yılı bütçesindeki yatırım kalemlerini de değerlendiren Besim, Türkiye kaynaklı yatırımların yüzde 26, yerel kaynaklı yatırımların ise yalnızca yüzde 10 oranında arttığını kaydetti.
Yerel yatırımların enflasyon dikkate alındığında reel olarak yaklaşık yüzde 13 küçüldüğünü belirten Besim, kamu yatırımlarının millî gelir içerisindeki payının son birkaç yıldır yüzde 1,5 ile yüzde 3 arasında seyrettiğine dikkat çekti.
Bu düzeydeki kamu yatırımlarının sürdürülebilir büyüme ve kalkınma açısından yetersiz olduğunu savunan Besim, altyapı, üretim ve beşerî sermayeye yönelik yatırımların artırılması gerektiğini vurguladı.
Besim, mevcut harcama yapısının gelecekteki ekonomik büyüme potansiyelini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
İÇ BORÇ STOKU ALTI AYDA YÜZDE 85 ARTTI
Kamu borçlanmasındaki artışa da dikkat çeken Besim, 2025 yılı sonunda 15,9 milyar TL olan iç borç stokunun, Haziran 2026 itibarıyla yüzde 85 artarak 29,5 milyar TL’ye ulaştığını belirtti.
2026 yılının ilk yarısında faiz ödemelerinin yüzde 140 arttığını hatırlatan Besim, 2027 bütçesinde faiz giderleri için öngörülen yüzde 69’luk artışın mevcut borçlanma eğilimi karşısında iyimser kaldığını savundu.
Geçmiş bütçe gerçekleşmelerine de değinen Besim, 2025 yılı bütçesinde faiz ödemeleri için 1 milyar TL ödenek ayrılmasına rağmen gerçekleşmenin 3,85 milyar TL olduğunu ifade etti.
Besim, geçmişteki bu sapmanın gelecek döneme ilişkin faiz gideri tahminlerinin gerçekçiliğinin sorgulanmasını gerektirdiğini kaydetti.
BÜTÇE AÇIĞI 32,5 MİLYAR TL’YE YÜKSELDİ
Hükümetin mali planları ile Meclis’e sunulan bütçe arasındaki farklılıklara dikkat çeken Besim, temmuz ayında yayımlanan Mali Plan’da 2027 yılı bütçe açığının 25,7 milyar TL olarak öngörüldüğünü, Orta Vadeli Program’da (OVP) ise bu rakamın 30,5 milyar TL olarak yer aldığını belirtti.
Buna karşın Bakanlar Kurulu tarafından Meclis’e gönderilen 2027 yılı bütçe tasarısında açığın 32,5 milyar TL’ye yükseldiğini ifade eden Besim, bütçe açığının her iki plan belgesindeki tahminleri de aştığını vurguladı.
Hükümetin geçmiş yıllardaki hedeflerine de değinen Besim, 2024 yılında hazırlanan planda 2026 yılı sonunda denk bütçe, 2027 yılında ise bütçe fazlası hedeflendiğini hatırlattı.
2026 yılı bütçe gerekçesinde 2027 yılı için 15,9 milyar TL açık öngörüldüğünü belirten Besim, yeni bütçe tasarısında bu rakamın 32,5 milyar TL’ye çıkarılmasının önceki hedeflerden önemli ölçüde uzaklaşıldığını gösterdiğini savundu.
“SORUN KAYNAKTA DEĞİL, YÖNETİMDEDİR”
Kendi para birimi ve bağımsız para politikası bulunmayan bir ekonomide bütçenin temel ekonomi politikası aracı olduğunu vurgulayan Besim, büyüme, istihdam, gelir dağılımı ve ekonomik istikrarın sağlanmasında kamu maliyesinin belirleyici rol oynadığını ifade etti.
2027 yılı bütçesinin geleceğe yönelik kalkınma hedeflerinden çok mevcut harcamaların finansmanına odaklandığını savunan Besim, yatırımların reel olarak küçülmesine karşılık borç stokunun ve faiz yükünün artmasının sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Ekonominin 2023 yılında yüzde 7,3, 2024 yılında ise yüzde 8,5 büyüdüğünü hatırlatan Besim, buna rağmen bütçe göstergelerinde yaşanan bozulmanın kaynak yetersizliğinden ziyade ekonomi yönetimiyle ilgili sorunlara işaret ettiğini ileri sürdü.
Besim, mevcut mali yapının sürdürülmesi durumunda yatırım eksikliğinin ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturacağını, artan borç yükünün ise gelecek kuşaklara aktarılacağını savundu.
2027 bütçesinin sürdürülebilir olmadığını belirten Besim, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bu bir bütçe değil, ertelenmiş bir krizin faturasıdır.”
