Akansoy’dan eleştirilere yanıt
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kıbrıs konusundaki açıklamalarına yönelik eleştirilerinin ardından başlayan tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan ve Ulaş Barış’ın sunduğu “Gündem” programında Hakan Fidan’ın açıklamalarından memnun olmadığını ifade eden Akansoy, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin yeni bir inisiyatif hazırlığında olduğu bir dönemde “egemen eşitlik” ve “eşit uluslararası statü” kavramlarının mevcut süreçle örtüşmediğini savunmuştu.
Konuyla ilgili olarak sosyal medya paylaşımında bulunarak değerlendirme yapan Akansoy, programı dinleyerek samimiyetle eleştiri yapanlara da, görüşlerine katılmayanlara da saygı duyduğunu belirtti ve farklı fikirlerin demokratik yaşamın zenginliği olduğunu ifade etti.
Açıklamalarının bütününün değil, belirli ifadelerinin bağlamından koparılarak tartışma yaratılmaya çalışıldığını savunan Akansoy, “Birbirimizi yeni tanımıyoruz. Kimin hangi noktada durduğunu, neyi savunduğunu ve hangi hesaplarla hareket ettiğini gayet iyi biliyoruz. Bizim ne düşündüğümüz de, yıllardır neyi anlattığımız da ortadadır” dedi.
Kıbrıs sorununda farklı görüşlerin bulunmasının doğal olduğunu belirten Akansoy, kalıcı, kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözümün ise hayati bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Çözümün içeriği kadar zamanlamasının da önemli olduğunu ifade eden Akansoy, “Ne onyıllarca daha beklemeye tahammülümüz vardır ne de mevcut statükonun sınırlarına hapsolmaya niyetimiz. Çözüm acildir” ifadelerini kullandı.
Federal çözüm perspektifini savunmaya devam edeceklerini belirten Akansoy, bu doğrultuda sorumluluk almaya ve mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti. Akansoy, “Bu ülkenin ve bu halkın geleceği, günü kurtaran hesaplardan çok daha değerlidir” diyerek, tarihin kritik dönemlerinde sonuç üretenlerin çatışmayı büyütenler değil, ortak hedefler doğrultusunda kararlılıkla hareket edenler olduğunu ifade etti.
Paylaşımında iş birliği ve ortak akıl vurgusu da yapan Akansoy, ihtiyaç duyulan şeyin çatışma değil, karşılıklı saygıya dayalı iş birliği, ortak akıl ve güçlü siyasi adımlar olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının geleceğinin günübirlik polemiklerle değil, çözüm üretme kapasitesi ve iradesiyle şekilleneceğini ifade eden Akansoy, çözüm hedefinden vazgeçmeyeceklerini kaydetti.
Akansoy’un paylaşımının tamamı şu şekilde:
“Sevgili Ulaş Barış’ın programında yaptığım açıklamalar üzerine yürüyen tartışmaları ilgiyle takip ediyorum. Programı dinleyerek samimiyetle eleştiri yapanlara da, görüşlerime katılmayanlara da her zaman saygı duyarım. Farklı fikirler demokratik yaşamın zenginliğidir. Ancak sözlerimin bütününü değil de belirli ifadeleri bağlamından koparıp tartışma yaratmaya çalışanları gördükçe meselenin ne olduğunu daha net anlıyorum.
Birbirimizi yeni tanımıyoruz. Kimin hangi noktada durduğunu, neyi savunduğunu ve hangi hesaplarla hareket ettiğini gayet iyi biliyoruz. Bizim ne düşündüğümüz de, yıllardır neyi anlattığımız da ortadadır. Gerçekler açıktır; onları eğip bükmeye çalışanlar olabilir ama değiştiremezler.
Kıbrıs sorununda farklı görüşler elbette vardır ve olmaya da devam edecektir. Ancak değişmeyen bir gerçek vardır: Kalıcı, kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm hayati bir ihtiyaçtır. Çözümün içeriği kadar zamanlaması da önemlidir. Bizim ne on yıllarca yıl daha beklemeye tahammülümüz vardır ne de mevcut statükonun sınırlarına hapsolmaya niyetimiz.
Çözüm acildir.
Bu nedenle sorumluluk almaya, mücadele etmeye ve federal çözüm perspektifini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin ve bu halkın geleceği, günü kurtaran hesaplardan çok daha değerlidir.
Tarihin kritik dönemlerinde sonuç üretenler, çatışmayı büyütenler değil, ortak hedefler doğrultusunda kararlılıkla hareket edebilenler olmuştur.
Bu nedenle vurguladığım husus çatışma değil; her bağlamda karşılıklı saygıya dayalı iş birliği, ortak akıl ve güçlü siyasi adımlara duyulan ihtiyaçtır. Kıbrıs Türk halkının geleceği, günübirlik polemiklerle değil, çözüm üretme kapasitesi ve iradesiyle şekillenecektir”
