“Mutant İnfluenza (Grip) Virüsü Kapımıza Dayandı”
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semir Paşa, Avrupa’nın son yılların en büyük grip salgınını yaşadığını söyledi. Mutasyonlu grip virüslerinin başta İngiltere olmak üzere tüm Avrupa ülkelerine yayıldığını belirten Paşa, 2026 yılının ilk günlerinde Türkiye’den sonra Kıbrıs’ta da yayılmaya başlayan salgının sosyal yaşamı ve sağlık sistemini ciddi şekilde etkilemesinin beklendiğini ifade etti.
“Mutant İnfluenza (Grip) Virüsü Kapımıza Dayandı”
Prof. Dr. Semir Paşa, mutant influenza (grip) virüsü H3N2’nin aralık ayı ortalarından bu yana Avrupa genelinde etkili olduğunu belirtti. Bu yıl Güney Yarım Küre’de başlayan salgının kasım ayında Kuzey Yarım Küre’ye geçtiğini aktaran Paşa, Japonya ve İngiltere’de vakaların büyük bölümünün H3N2 virüsüne bağlı olarak ortaya çıktığını söyledi. Avustralya’da yapılan alt tipleme çalışmalarında virüsün farklı noktalarda 7’ye yakın mutasyon geçirdiğinin anlaşıldığını ifade eden Paşa, buna bağlı olarak virüsün bulaştırıcılık hızının normal grip virüsüne göre daha fazla olduğunu ve daha hızlı, daha geniş alanlara yayılacağını dile getirdi.
Bu nedenle süper grip ya da Avrupa’da ilk ortaya çıktığı yer adıyla “İngiliz gribi” olarak adlandırılan bu virüsün, henüz ne kadar ağır bir hastalık tablosuna yol açacağının ve sağlık sistemine ne kadar yük bindireceğinin net olmadığını belirten Paşa, buna rağmen söz konusu salgının son yılların kıta genelindeki en ağır grip dalgası olabileceğini söyledi.
Nasıl korunmalı?
Prof. Dr. Semir Paşa, 60 yaş üstü bireyler, kronik hastalar, hamile kadınlar, huzur ve bakımevlerinde yaşayanlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve sağlık personelinin grip aşısı yaptırmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Bunun yanında virüsler için rezervuar görevi görmeleri ve riskli gruplara hastalık taşıma ihtimalleri nedeniyle altı aylık bebeklerden itibaren herkesin grip aşısı yaptırmasının, toplumsal direnç gelişimini sağlayarak daha etkili bir savunma oluşturacağını ifade etti.
Grip aşısının ilk günlerden itibaren etkisini gösterebilse de tam etkinin genellikle aşılamadan iki hafta sonra ortaya çıktığını söyleyen Paşa, bu nedenle hiçbir zaman geç kalındığının düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Aşı yaptırmamış olanların bir an önce aşılanmasının faydalı olacağını dile getiren Paşa, bunun sadece bireysel değil, aşılı kişilerin bir arada yaşadığı diğer insanları da dolaylı olarak koruması nedeniyle toplumsal bir korunma sağlayacağını ifade etti. Aşı olmanın, çevredeki yaşlılara ve riskli hastalara karşı da bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Gribin tipik belirtileri neler?
Grip hastalığının bazı kişilerde ani ateş ve hastalık hissi ile başladığını belirten Prof. Dr. Semir Paşa, kuru öksürük, aşırı halsizlik, terleme ve boğaz ağrısının da karakteristik belirtiler arasında yer aldığını söyledi. Bazı kişilerde ise bu tipik belirtiler ve ateş olmadan da gribin görülebildiğini ifade eden Paşa, bu durumların tanınmasının ve doğru zaman ile şekilde tedavi edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Kullanılan antiviral ilaçların etkinliğinin hastalığın ilk 48–72 saatinde çok daha yüksek olduğunu belirten Paşa, daha geç dönemlerde yapılan tedavilerin genellikle şikâyetleri hafifletmeye yönelik semptomatik tedavilerle sınırlı kaldığını söyledi.
Grip ne kadar tehlikeli olabilir?
Grip hastalığının küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Semir Paşa, özellikle gribin yol açtığı akciğer iltihabının, yani zatürrenin hayati tehlike oluşturabileceğini ve bazı hastaların hastanede yatarak tedavi görmesinin gerekebileceğini ifade etti. Grip virüsünün akciğer iltihabı dışında zaman zaman kalp kası ve kalp zarının iltihabı gibi hayati organları da etkileyebildiğini belirten Paşa, grip sonrası koronada olduğu gibi uzun süre devam eden kalıcı rahatsızlıkların görülebileceğini söyledi.
Ülkemizdeki son durum nedir?
Türkiye’de vaka sıklığının artmaya başladığını ancak henüz büyük bir salgına dönüşmediğini belirten Prof. Dr. Semir Paşa, aşılanma için hâlen zaman olduğunu ifade etti. Risk gruplarının bir an önce aşılanmasının ve genel toplum aşılamasının mümkün olan en kısa sürede yapılmasının salgına karşı en önemli hazırlık olduğunu söyledi. Türkiye’de vakaların hızla arttığını ve salgının kapıya dayandığını dile getirdi.
Mevcut aşıların, virüsün geçirdiği mutasyonlara rağmen kısmen de olsa koruyucu olduğunu belirten Paşa, Amerikan kaynaklı çalışmalarda mevcut aşıların mutant virüse karşı da antikor üretimini sağlayabildiğine dair veriler elde edildiğini söyledi. Aşı sonrası hastalık görülebilse bile aşılı bireylerin ağır hastalık geçirmediğine dair güçlü bilgiler bulunduğunu ifade eden Paşa, aşılanan kişilerin daha iyi korunmuş olacağını söyledi.
Prof. Dr. Semir Paşa, genel koruyucu tedbirlerin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, COVID döneminde edinilen hasta izolasyonu ve maske kullanımı alışkanlıklarının kaybedilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
