Kamuda yetkili beş sendika, Başbakanlık önünde ateş yaktı: Eylemler adım adım büyütülecek
aşındırdılar. Ülkede her 10 iş adamından dördü rüşvet vererek, işlerini görüyorsa bu düzen bitmiştir” dedi.
Sofya, Belgrad, Bükreş örneklerini veren Maviş, oradaki emekçi ve öğrenciler gibi hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
14 Ocak’ta Hamitköy çemberinde buluşup, Başbakan Yardımcılığı’na yürüyeceklerini de açıklayan Maviş, ders alınmaması durumunda Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na da gideceklerini belirtti.
SERDAROĞLU: DÜZEN İSTİYORUZ
Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu ise, hükümet yetkililerinin koltuklardan kalkmayacağını iddia ederek, koltukları bırakmamak için gerekirse sektörlerin, işletmelerin, halkın batırılacağını öne sürdü.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın Mart veya Nisan’da erken seçim çağrısı yaparken, Başbakan Ünal Üstel’in erken seçimin gündemlerinde olmadığını söylediğine işaret eden Serdaroğlu, Arıklı’nın buna cevap vermesini istedi. Serdaroğlu, “Hırsız, polisi oynarlar, toplum bunlara doydu artık” dedi.
Hükümetten bir kişinin kendisine hayat pahalılığı oranının iyi çıktığını söylediğini anlatan Serdaroğlu, “Şaşırdım… Çok alma ya da çok vermeyle değil bu işler. Önemli olan şeffaf, temiz, namuslu bir şekilde devlet yönetmedir” diye konuştu. Serdaroğlu, hayat pahalılığının zamlarla geri alınacağını da savundu.
Elektronik etiket uygulamasına da değinen Serdaroğlu, bu uygulamaya katılmayan marketler olduğu yönünde duyumlar aldığını ifade etti. Serdaroğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı’nın bu konuda açıklama yapmasını istedi.
“Çocuğumuza ev alamıyoruz, kiralayamıyoruz, çeyiz parası biriktiremiyoruz” diyen Serdaroğlu, halkın buna müsaade etmemesi gerektiğini kaydetti.
Başbakan’ın açıklamalarını eleştiren Serdaroğlu, muhalefet partilerinin ise “Hiç bu kadar çürümüşlüğü yaşamadık” dediğine işaret etti. Serdaroğlu, “Doğrudur bu halk hiç bu kadar çürümüşlüğü yaşamadı ama hiç bu kadar da etkisiz bir muhalefet görmedi. Geçmişteki muhalefetler olmuş olsaydı bu kadar çürümüşlük olmazdı” dedi.
Memlekette bütün bunlar yaşanırken, muhalefetin Meclis’te değil sokakta konuşması gerektiğini kaydeden Serdaroğlu, Meclis’te konuşulan her kelimenin artık “boş” olduğunu savundu. Ana muhalefetin halkın yanına inmesi gerektiğini belirten Serdaroğlu, muhalefetin belediyelerini de hareketlendirmesini istedi.
Muhalefetin hükümetin yaptığından farklı bir şey yapmadığını savunan Serdaroğlu, “Bu saatten sonra seçim değil düzen istiyoruz biz düzen. Önce düzeni kurun. Susmayla ve ‘Biz hazırız’ demeyle olmuyor bu işler” dedi.
Bir galeride yaşanan kurşunlama olayına da değinen Serdaroğlu, “Yolsuzluğun, bu denli rüşvetin döndüğü yerde daha çok şey yaşanacak” ifadesini kullandı.
Serdaroğlu, “Ortada bir gerçek var ki yolsuzluk ve rüşvet vardır ve bunu hiç kimse inkar edemez. Birileri suçludur, kim olduğu ortaya çıkacaktır ve adalet tecelli edecektir” diyerek, konuşmasını tamamladı.
