Arıklı: Fiber optik projesi stratejik, “herhangi bir şirkete verilemez”
Arıklı, Meclis’ten geçen fiber optik “onay yasa tasarısı”na ilişkin tartışmaları değerlendirerek, projenin güvenlik ve stratejik boyutu nedeniyle ihaleye çıkılmadığını savundu; veri güvenliği, fiyatlandırma ve internet sağlayıcılarının (ISP) konumuna dair eleştirilere yanıt verdi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, KIBRIS TV’de katıldığı programda Meclis’te kabul edilen “fiber optik projesi onay yasa tasarısına ilişkin tartışmaları değerlendirerek, projenin güvenlik ve stratejik niteliği nedeniyle açık ihaleye gidilmediğini söyledi. Arıklı, “Uluslararası ihaleye çıkacaksınız; bir Fransız, bir İngiliz şirket gelip aldığında ‘yabancısın’ deme şansınız yok, mahkemeye götürür ve ihaleyi iptal ettirir” ifadelerini kullandı.
Arıklı, hükümetin ihaleye çıkmak yerine Türk Telekom’la ilerleme yönünde “siyasi irade” kullandığını belirterek, “Bunu ihaleyle yaparsak riskleri nelerdir, ihalesiz Türk Telekom’a verirsek riskleri nelerdir, diye bakıldı ve bu nedenle ihaleye çıkılmadı” dedi.
“Veri güvenliği burada kalacak, yurt dışına çıkması mümkün değil”
Programda veri güvenliği başlığına da değinen Arıklı, kullanıcı verilerinin yurt dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığını vurguladı. Arıklı, veri güvenliğinin protokolde düzenlendiğini ifade ederek, “Verilerin yurt dışına çıkması zaten mümkün değil… Bizim içimizde kalır, burada kalır” diye konuştu.
“Bu dönemle sınırlı değil, sabit telefon devri kapanıyor”
Muhalefetin, Telekomünikasyon Dairesi’nin yıllardır güçlendirilmediğine yönelik eleştirilerine yanıt veren Arıklı, dairenin yalnızca bu dönemde bu noktaya gelmediğini savundu; geçmiş hükümetlerin de yatırımlar konusunda sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi. Sabit telefon kullanımının hızla düştüğünü söyleyen Arıklı, abonelik sayısındaki gerilemeye dikkat çekti.
Arıklı, fiber optik altyapının kamu tarafından yapılması halinde yatırım yükünün ağır olacağını belirterek, omurga sistem için yapılması gereken yatırımın “27-30 milyon dolar” bandında olduğunu, fiber projesi kapsamında Telekomünikasyon Dairesi’nin toplam yatırım ihtiyacını ise “82 milyon dolar” olarak ifade etti.
“İnternette kimseye dayatma yok”
Arıklı, internetin pahalanacağı yönündeki iddiaları reddederek, mevcut hizmet sağlayıcılarla devam etmek isteyen vatandaşların zorlanmayacağını söyledi. “Şu anda hangi interneti kullanıyorsan… istersen devam et, kimse seni zorlamıyor” diyen Arıklı, fiberin isteyenler için daha yüksek hız ve daha kaliteli erişim alternatifi sunduğunu kaydetti.
Talep tahmini ve “zararına da olsa” vurgusu
Fiberin her haneye götürülmesi halinde maliyetin yüksek olacağını anlatan Arıklı, tüm hanelerin hizmeti satın almasının gerçekçi olmayabileceğini belirterek, projenin belirli ölçüde zarar ihtimali taşıdığını dile getirdi. “Telekom bu işte ciddi şekilde zarar edecek” ifadelerini kullanan Arıklı, 150 bin hane üzerinden yapılan bazı fizibilite varsayımlarına da temkinli yaklaştı.
Arıklı, Türk Telekom’un Türkiye Varlık Fonu bünyesinde olduğuna işaret ederek, projenin “zararına da olsa” yapılabileceğini söyledi.
“Perakendeye girmeyin dedik”
Programda rekabet ve internet servis sağlayıcılarının (ISP) geleceği de gündeme geldi. Arıklı, ülkede “yaklaşık 29” şirket bulunduğunu ve “300-500 civarında gencin” bu alanda çalıştığını belirterek, Türk Telekom’un perakende pazara girip doğrudan son kullanıcıya satış yapmasının yerel şirketleri zora sokabileceğini söyledi. Bu nedenle görüşmelerde “perakendeye girmeyin” yaklaşımını dile getirdiklerini ve bu endişelerin müzakerelerde ele alındığını ifade etti.
“Son sözü Anayasa Mahkemesi söyler”
Muhalefetin, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iddialarına da değinen Arıklı, nihai karar mercii olarak Anayasa Mahkemesi’ni işaret etti. “Madem bu kadar eminsiniz… bırakın Anayasa Mahkemesi otursun kararını versin” ifadelerini kullanan Arıklı, Cumhurbaşkanı’nın da süreçte görüş isteme yetkisi bulunduğunu söyledi.
Güney Kıbrıs örneği ve “zaman kaybı” uyarısı
Arıklı, Güney Kıbrıs’ın fiber altyapısını yıllar önce tamamladığını ve bilişim alanında gelir elde ettiğini öne sürerek, KKTC’nin benzer projelerde zaman kaybetmemesi gerektiğini savundu.
“Ek protokol olmazsa hükümette yer almam”
Ek protokol tartışmasına ilişkin de konuşan Arıklı, “Bu ek protokol olmazsa ben bu hükümetin içinde yer almam” dedi. Programda, benzer yaklaşımın Başbakan tarafından da dile getirildiğini aktaran Arıklı, ek protokolün hazırlanması ve imzalanmasında doğrudan rolü bulunmadığını, sonrasında sürece dahil olarak eksiklerin giderilmesi için çalıştığını ifade etti.
