2’nci Yeşil Direnç Zirvesi: Yeşil bir gelecek ancak birlikte mümkün

2’nci Yeşil Direnç Zirvesi: Yeşil bir gelecek ancak birlikte mümkün
  • KKTC
  • 19 Ekim 2026 13:15
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

İkinci Yeşil Direnç Zirvesi’nde konuşan Prof. Dr. Şerife Gündüz, Yeşil Okullar Programı’nın beşinci yılına 100’ü aşkın okulla girdiklerini belirterek, programın UNESCO’nun Yeşil Eğitim Ortaklığı girişimine katıldığını ve COP31 sürecinde Antalya’da kurulacak Yeşil Alan’da kendi standlarıyla temsil edileceklerini açıkladı.

İkinci Yeşil Direnç Zirvesi, 19 Ekim 2026’da Prof. Dr. Şerife Gündüz’ün konuşmasıyla gerçekleştirildi. Zirvede iklim kriziyle mücadelede eğitimin rolü, biyolojik çeşitliliğin korunması, su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve çevre bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması konuları öne çıktı.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Gündüz, zirvenin yalnızca iklim krizini değerlendirmek için değil, geleceğe yönelik ortak sorumlulukları hatırlamak ve çözüm üretmek amacıyla düzenlendiğini belirtti.

REKLAM ALANI

 

Yeşil Okullar Programı beşinci yılına giriyor
Yeşil Okullar Programı’nın beşinci yılına 100’ü aşkın okulla girdiğini ifade eden Gündüz, Kıbrıs’ta başlayan çalışmaların Türkiye ve Londra’ya uzandığını kaydetti.

Değişimin eğitimle başladığını ve öğretmenlerin özverisiyle büyüdüğünü vurgulayan Gündüz, toplumun katılımıyla çevre çalışmalarının kalıcı hâle geldiğini belirtti. Öğretmenlerin programın en önemli gücü olduğunu dile getiren Gündüz, okullarda başlatılan küçük ölçekli uygulamaların zamanla daha geniş bir çevre hareketine dönüştüğünü söyledi.

Bu yılın teması biyolojik çeşitlilik ve su
Yeşil Okullar Programı’nın bu yılki temasının “Biyolojik Çeşitlilik ve Su” olarak belirlendiğini açıklayan Gündüz, biyolojik çeşitliliğin doğanın zenginliğini ve yaşamın devamlılığını sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Ağaçlardan kuşlara, toprakta yaşayan canlılardan denizlerdeki yaşama kadar her türün doğal dengenin korunmasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Gündüz, suyun da bütün bu yaşamı birbirine bağlayan en değerli kaynak olduğunu belirtti.

Gündüz, biyolojik çeşitliliğin ve su kaynaklarının korunmasının gelecek açısından taşıdığı öneme işaret ederek, doğayı tanımanın ve sevmenin onu koruma bilincini geliştirdiğini vurguladı.

 

Yeşil Okullar Programı UNESCO girişimine katıldı
Konuşmasında iki önemli gelişmeyi de paylaşan Gündüz, Yeşil Okullar Programı’nın UNESCO’nun Greening Education Partnership (Yeşil Eğitim Ortaklığı) girişimine katıldığını açıkladı.

Bu gelişmenin yıllardır yürütülen çalışmaların uluslararası iş birlikleriyle güçlenmesi açısından önemli olduğunu belirten Gündüz, ikinci müjdenin ise COP31 süreciyle ilgili olduğunu söyledi.

Gündüz, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecinde, Yeşil Alan’da kurulacak bir stantla Yeşil Okullar Programı’nı temsil edeceklerini belirtti. Böylece öğretmenlerin ve okulların çevre alanında ortaya koyduğu çalışmaların uluslararası platformda tanıtılacağını ifade etti.

Kıbrıs’ta başlayan bir çevre hareketinin uluslararası platformlara taşınmasını ortak bir başarı olarak değerlendiren Gündüz, programın gelişiminde öğretmenlerin, okulların ve paydaşların katkısına dikkat çekti.

“İklim krizi geleceğin değil, bugünün meselesidir”
İklim krizinin artık geleceğe ilişkin bir sorun olmaktan çıktığını ve günümüzde etkilerini gösterdiğini belirten Gündüz, mücadelede eğitimin en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguladı.

Bir çocuğun doğaya bakışını değiştirmenin toplumun geleceğini de değiştirebileceğini ifade eden Gündüz, Yeşil Okullar Programı’nı yalnızca çevre eğitimi olarak değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü ve toplumsal dönüşüm hareketi olarak gördüklerini söyledi.

Yeşil direncin yalnızca iklim krizine uyum sağlamaktan ibaret olmadığını belirten Gündüz, doğayla yeniden bağ kurmanın, dayanışmayı güçlendirmenin ve geleceğe birlikte sahip çıkmanın önemini dile getirdi.

Zirveye katkı sağlayanlara teşekkür etti
Gündüz, zirvenin düzenlenmesine katkı koyan KKTC Millî Eğitim Bakanlığına, Uluslararası Final Üniversitesine ve GİKAD’a teşekkür etti.

Türk Hava Yolları ve Acapulco Resort Convention SPA Hotel’e sponsorluk destekleri için teşekkür eden Gündüz, Habitat ekibine de katkı ve iş birliklerinden dolayı şükranlarını sundu.

Zirvede bilgi ve deneyimlerini paylaşan panelistlere ve moderatörlere, çevre ve sürdürülebilirlik alanında çalışan sivil toplum örgütlerine, paydaşlara ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür eden Gündüz, doğanın güzelliklerini ve biyolojik çeşitliliği fotoğraflarıyla yansıtan Sami Tamson’a da özel olarak teşekkür etti.

Öğretmenlerin çevre bilincinin geliştirilmesindeki rolüne ayrıca vurgu yapan Gündüz, onların yalnızca bilgi aktarmadığını, çocuklara doğa sevgisini ve geleceğe sahip çıkma sorumluluğunu da kazandırdığını ifade etti.

Konuşmasının sonunda GİKAD ailesine de teşekkür eden Gündüz, geleceğin eğitim, bilim ve dayanışmayla bugünden inşa edilebileceğini belirterek, “Unutmayalım, yeşil bir gelecek ancak birlikte mümkün” mesajını verdi.

İçim Çağıner: “Sürdürülebilirlik bir proje değil, uzun soluklu bir sorumluluk ve gelecek vizyonudur”
Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) Başkanı İçim Çağıner de zirvede yaptığı konuşmada, sürdürülebilirliğin çevresel sorumluluğun yanı sıra ekonomik kalkınma, girişimcilik, toplumsal gelişim ve eğitimde dönüşüm açısından da önem taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Erhürman’ı çevre mühendisliği alanındaki bilgi ve deneyimiyle zirvede görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Çağıner, eğitim, bilim, iş dünyası, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının biyolojik çeşitlilik ve su teması etrafında bir araya gelmesini anlamlı bulduğunu belirtti.

GİKAD olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli bir sorumluluk ve gelecek vizyonu olarak gördüklerini ifade eden Çağıner, gerçek kalkınmanın doğayı koruyabilen, kaynaklarını bilinçli kullanan ve gelecek nesillere sağlıklı, yaşanabilir bir ülke bırakabilen toplumlarla mümkün olacağını kaydetti. Çağıner, yalnızca sorunları tespit etmenin ve farkındalık yaratmanın yeterli olmadığını, çözüm üretecek ortak iradenin de ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Yeşil Okullar Programı 100’ü aşkın okula ulaştı
Yeşil Okullar Programı’nın beşinci yılına ulaşmasının ve Kuzey Kıbrıs’ta 100’ü aşkın okulda uygulanmasının gurur verici olduğunu belirten Çağıner, programın Türkiye’de Gaziantep, Elazığ, Adana, Ankara, Hatay, Kahramanmaraş, İstanbul ve Sakarya’nın yanı sıra Londra’daki Türk okullarında da hayata geçirildiğini ifade etti.

Beş yıl önce başlatılan çalışmanın yüzlerce öğretmene, binlerce öğrenciye ve ailelere ulaşan bir çevre bilinci hareketine dönüştüğünü kaydeden Çağıner, bu gelişmenin güçlü iş birliklerinin ve ortak bir vizyonun neler başarabileceğini gösterdiğini dile getirdi.

Yeşil Okullar Programı’nın uluslararası boyuta ulaşmasının önemine de değinen Çağıner, UNESCO Yeşil Eğitim Ortaklığı’na katılımın yerelde başlatılan çevre eğitimi çalışmalarını uluslararası bilgi ve iş birliği ağlarıyla buluşturduğunu belirtti.

COP31 sürecinde Antalya’da gerçekleştirilecek etkinliklerde yer alacak olmalarının da önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Çağıner, amaçlarının projeleri uluslararası platformlarda tanıtmanın yanı sıra farklı ülkelerin deneyimlerinden yararlanmak, yeni ortaklıklar geliştirmek ve yerelde üretilen çözümleri küresel iklim mücadelesine taşımak olduğunu kaydetti.

“Sürdürülebilir bir geleceğin yolu eğitimden geçiyor”
İklim krizinin küresel bir sorun olduğunu ancak çözümün önemli bir bölümünün yerelde atılacak kararlı ve sürdürülebilir adımlarla mümkün olacağını belirten Çağıner, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin en etkili yollarından birinin eğitim olduğunu vurguladı.

Çocukların doğayı tanımasının, suyun değerini anlamasının ve çevreye karşı sorumluluk geliştirmesinin bilinçli ve dirençli bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade eden Çağıner, bu sürecin aynı zamanda zihinsel bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi.

Bu yılın “Biyolojik Çeşitlilik ve Su” temasının da söz konusu anlayışın bir yansıması olduğunu belirten Çağıner, suyun yaşamın kaynağı, biyolojik çeşitliliğin ise doğanın dengesini ve yaşamın devamlılığını sağlayan en önemli zenginliklerden biri olduğunu kaydetti.

Kıbrıs gibi bir ada için su kaynaklarının korunması, doğal yaşamın savunulması ve ekosistemlerin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının kaçınılmaz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Çağıner, doğanın ve su kaynaklarının korunmadan ekonomik refahın ve sürdürülebilir bir geleceğin güvence altına alınamayacağını ifade etti.

Kadınların liderliği sürdürülebilir kalkınma için önemli
GİKAD’ın çalışmalarının merkezinde kadınların güçlenmesi, girişimciliğin desteklenmesi ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlanmasının yer aldığını belirten Çağıner, kadınların liderliği olmadan kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınmanın mümkün olmayacağını söyledi.

Kadınların bilgisi, üretkenliği, girişimci ruhu ve dönüştürücü gücünün daha yeşil, daha adil ve daha dirençli bir toplumun inşasında önemli bir potansiyel taşıdığını kaydeden Çağıner, bu potansiyeli görünür kılmayı, güçlendirmeyi ve gelecek nesillere ilham verecek fırsatlara dönüştürmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Zirvenin yalnızca sorunların konuşulduğu bir platform olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Çağıner, ortak akıl, bilimsel bilgi, dayanışma ve kararlı iş birlikleriyle kalıcı ortaklıkların kurulması ve somut çözüm önerilerinin geliştirilmesi temennisinde bulundu.

Gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirasın yalnızca ekonomik kazanımlardan ibaret olmadığını belirten Çağıner, temiz suyun, sağlıklı bir doğanın, güçlü bir toplumun ve sürdürülebilir bir yaşam kültürünün önemine dikkat çekti. Konuşmasında Sezen Aksu’nun İyiliğe Ninni eserine de atıfta bulunan Çağıner, daha yaşanabilir bir dünya için ortak sorumluluk bilincinin önemini vurguladı.

Konuşmasının sonunda zirvenin düzenlenmesine katkı koyan kurumlara, paydaşlara, eğitimcilere, bilim insanlarına ve emeği geçen herkese teşekkür eden Çağıner, Yeşil Okullar Programı’nın yaratıcısı Prof. Dr. Şerife Gündüz’e özel olarak teşekkür etti.

Habitat Derneği’ne de değinen Çağıner, gönüllülük esasıyla Kuzey Kıbrıs’a gelerek zirvenin ardından öğretmenlere yönelik “Eğitimcinin Eğitimi” çalışması gerçekleştirecek olan derneğe teşekkürlerini iletti. Çağıner, GİKAD olarak çevre eğitimini toplumun her kesimine ulaştırmak, yeni iş birlikleri geliştirmek ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ