Üşümezsoy: Yıkıcı depremler beklemiyorum

Üşümezsoy: Yıkıcı depremler beklemiyorum
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Türkiye’nin önde gelen jeologlarından Şener Üşümezsoy, KIBRIS TV canlı yayınına bağlanarak Kıbrıs’ın deprem gerçeğiyle ilgili görüşlerini paylaştı.

“8-9 büyüklüğünde depremler söz konusu değil”… Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgede 5 büyüklüğünde depremlerin görülebileceğini ancak 8-9 büyüklüğünde depremlerin söz konusu olmadığını savundu. Kuzey Kıbrıs’taki eski fayların artık aktif olmadığını iddia eden Üşümezsoy, geçmişte kuzeyde bulunan hareketliliğin zamanla güneye kaydığını dile getirdi. Üşümezsoy, Kıbrıs’ın güneyindeki fay sisteminin aktif olduğunu ancak burada da çok büyük deprem potansiyeli bulunmadığını öne sürdü

Denizhan TECİK

REKLAM ALANI

Türkiye’nin önde gelen jeologlarından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kuzey Kıbrıs’ta büyük ve yıkıcı depremler beklemediğini söyledi. Üşümezsoy, bölgede 5 büyüklüğünde depremlerin görülebileceğini ancak 8-9 büyüklüğünde depremlerin söz konusu olmadığını savundu.

Marmara Depremi’nin 27. yılında, deprem kuşağındaki Kıbrıs adası için değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Üşümezsoy, KIBRIS TV canlı yayınına bağlanarak, 6 Şubat depremlerinin ardından kamuoyunda oluşan yanlış fay hattı yorumlarını eleştirdi.

“6 Şubat sonrası yanlış bir fay modeli ortaya atıldı”

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Doğu Anadolu Fayı’nın, Elazığ’dan Kahramanmaraş’a, oradan Adana’nın Karataş ilçesi üzerinden Kıbrıs’a ve Beşparmak Dağları’na kadar uzandığı yönünde yanlış bir modelin kamuoyunda yaygınlaştığını söyledi.

Bu yorumların hem Adana’da, hem de Kıbrıs’ta büyük paniğe neden olduğunu belirten Üşümezsoy, o dönemde Kuzey Kıbrıs Turizmciler Derneği Başkanı’nın kendisini davet ederek bu yanlış bilgileri kamuoyuna anlatmasını istediğini ancak bunun mümkün olmadığını ifade etti.

“Fay, Kıbrıs’a değil, Antakya yönüne uzandı”

6 Şubat depreminde kırılan fayın Pazarcık’tan güneye Antakya yönüne doğru uzandığını belirten Üşümezsoy, Amanos Dağları’nı keserek Türkoğlu, Düziçi ve Osmaniye yönünde ilerleyen fayın Kıbrıs’a uzandığı yönündeki değerlendirmelerin bilimsel temele dayanmadığını savundu.

“Depremden sonra ‘ilk sırada Adana, ikinci sırada Kıbrıs var’ şeklindeki söylemlerin bir temeli yoktu.” diyen Üşümezsoy, Karataş-Yumurtalık hattı ile Beşparmak Dağları’na uzanan eski fayların aktif deprem üretmeyen yapılar olduğunu kaydetti.

“Kıbrıs’ın depremi güneydeki bindirme kuşağında”

Üşümezsoy’a göre Kıbrıs’ın deprem gerçeği, adanın kuzeyinde değil, güneyinde yer alıyor.

Haritada görülen ana bindirme fay hattının Antakya’dan başlayarak Kıbrıs’ın güneyinden geçtiğini ifade eden Üşümezsoy, burada Akdeniz kabuğunun Kıbrıs’ın altına doğru dalmaya çalıştığını belirtti.

Kıbrıs’ın Trodos Dağları’nın Akdeniz okyanus kabuğundan oluştuğunu söyleyen Üşümezsoy, Amanos Dağları’nın da aynı yapının devamı olduğunu ancak kıtaların sıkışması sonucu bu yapının yüzeye çıktığını ifade etti.

Kıbrıs’ın güneyindeki yitim kuşağının yanında “Kireçtaşı Sırtı” olarak adlandırılan bir yapının bulunduğunu belirten Üşümezsoy, Nil Deltası’ndan gelen gaz oluşumlarının da bu bölgede yer aldığını söyledi.

“Kuzey Kıbrıs’ta deprem olmaz algısı doğru değil”

Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “KKTC’de deprem olmaz” algısına da değinen Üşümezsoy, böyle bir değerlendirmenin doğru olmadığını söyledi.

“Asıl konuşulan konu Adana’dan çıkacak bir fayın gelip bütün Kıbrıs’ı yıkacağı yönündeydi. Rezervasyonların iptal edilmesine neden olan da buydu.” diyen Üşümezsoy, deprem tehlikesinin Kıbrıs’ın güneyindeki sistemle ilişkili olduğunu ifade etti.

Kuzey Kıbrıs’taki eski fayların artık aktif olmadığını savunan Üşümezsoy, geçmişte kuzeyde bulunan hareketliliğin zamanla güneye kaydığını dile getirdi.

“Güneyde de çok büyük deprem potansiyeli yok”

Kıbrıs’ın güneyindeki fay sisteminin aktif olduğunu ancak burada da çok büyük deprem potansiyeli bulunmadığını öne süren Üşümezsoy, bunun nedenini Akdeniz okyanusunun daralması ve dalma-batma sürecinin önemli ölçüde yavaşlaması olarak değerlendirdi.

“Aktif faylar var ancak farklı özellikte”

Bölgedeki aktif fayların bilimsel olarak daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirten Üşümezsoy, fayların iki farklı karakter taşıdığını söyledi.

Üşümezsoy, “Kuzeydeki fay yaşlı ve ihtiyarlamış bir faydır. Güneydeki fay ise daha gençtir ancak o da tamamen serbest çalışan bir yapı değil, frenlenmiş durumdadır.” ifadelerini kullandı.

“Kuzey Kıbrıs’ta 8-9 büyüklüğünde deprem beklemiyorum”

Kuzey Kıbrıs’ta büyük yıkıcı depremler beklemediğini dile getiren Üşümezsoy, bölgede 5 büyüklüğünde depremlerin görülebileceğini ancak 8-9 büyüklüğünde depremlerin söz konusu olmadığını savundu.

Bu görüşünü Marmara Depremi örneğiyle açıklayan Üşümezsoy, şöyle devam etti:

“1999’dan sonra Marmara Denizi’nde 30 yıl içinde 8 büyüklüğünde deprem olacak denildi. Ben o dönemde kırılan fayın bu olduğunu, Marmara’da böyle bir deprem beklemediğimi söyledim. Bugün Marmara depreminin 27. yılına giriyoruz. Bazı konularda abartıya kaçmamak gerekir.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ